Yetişkin olmak, daima bir maskenin ardında kalmaktır. Gerçek anlamda olgunlaşmış insan, başladığı yere,yani çocuğa geri döner. Çünkü tüm hakikatimiz yalnızca o çocukta saklıdır; zira tüm hakikatimiz, yalnızlıkta, terk edilmişlikte, yitirilen hayallerde, dünyanın tamamından beklediğimiz çocukça ilgide gizlidir. Bilge, büyük siyasetçi, sıradan insan ve herkes olmak burada başlar. Yaşam boyu daha sonra yapılan her şey, o çocukla sürdürülen kesintisiz bir iç diyaloğun devamıdır.
Toplumsal karakterimiz ise hafızasızlık ve farkına varmak istemediğimiz ikiyüzlülüktür.
Gençliğimiz haram, gençlerimiz heder, geleceğimiz heba olmuştur.