İnsanlar niçin böyle yaşıyorlardı? Niçin bazıları iyi,
bazıları kötüydü? Niye bazıları mutlu, bazıları mutsuz? Niye bazılarından
herkes korkar da bazılarından kimse korkmaz?
İnsanın mutlu olması ve bu mutluluğu başkalarına da vermesi bazen ne kadar kolay oluyor!diyordu. Hep böyle, evet tam o anda olduğu gibi yaşamalıydı insan. Ama gerçek hayat bu değildi. Mutluluğun yanısıra, peşini bırakmayan insanın ruhunu,bütün hayatını allak bullak eden felaketler ,mutsuzluklar da vardı
Neden böyle oluyor insanlar?Kendi kendine kızıyordu:”Sen ona iyilik edersin o sana kötülük.Utanmak arlanmak da bilmiyorlar.Sanki kural bu imiş.Hep kendilerini haklı görürler.Herkes onlara kul-köle olsun.Kul köle olmazsan da zorla yaptırırlar bunu.İyi ki böyle bir adam ormanda yaşıyor.Elinin altında her işini gören bir iki kişi var.Biraz daha büyük bir görevi olsa,kimbilir neler yapardı.Allah göstermesin.Böyleleri hiç tükenmiyor.Her zaman istediklerini elde ederler.Kurtulmak mümkün değil onlardan.Her yerde izini bulur her yerde karşına çıkarlar.Keyifleri için başkasının canını çıkarırlar da sonra yine de onlar haklı olurlar.Ah hiç tükenmiyor böyleleri hiç.
Çocuk
kalbinin, çocuk ruhunun bağdaşamadığı her şeyi reddettin.
İşte beni teselli eden de budur. Bir şimşek gibi yaşadın sen.
Bir defa çaktın ve söndün. Şimşeği çaktıran göktür. Ve gök
ebedidir. İşte budur beni teselli eden. Bir başka tesllim daha var:
İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o
öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi
neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu
yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır...