Güzel kız, acı bana! Bir an için rahat nefes alayım! Ateş gibi yanan yüreğime biraz su serp! Alnımdan akan ter tanelerini Tanrı aşkına sil! Güzel kız, bir elinle bana işkence et, ama öbür elinle sev beni! Acı bana, güzel kız, yalvarırım, acı bana!
Halkın toplumdaki yeri, hele Ortaçağ'da, bir çocuğun ailedeki yerine benzer. Halk da çocuk kadar cahil, kafaca ve zekâca onun kadar gelişmemiş haldedir. Halk da tıpkı çocuk gibi merhamet nedir, bilmez.
Ölüme mahkum olanlar yine Greve Meydanı'nda idam ediliyorlardı, ama bu iş giyotinle yapılıyordu. Bu giyotin ise ancak idamdan idama getirilip meydanın ortasında kuruluyordu. Zavallının pek kaygılı, pek utangaç bir hali var. Adam öldürürken suçüstü yakalanmaktan korkuyormuş gibi, mahkumun kafasını uçurduktan sonra, hızlıca ortadan kayboluveriyordu!
"Algının kalıpları genişlemiş olsaydı, her şey insana olduğu gibi görünürdü: Sonsuz. Ama insan öyle kapanmıştır ki, şeyleri kendi mağarasının dar çatlaklarından görür ancak."
(William Blake)