Dilhun

Yine bir Farid Farjadla geldim kelime dökmeye... Şimdi bi kitabı bitirdim. Dünyadaki tüm kavgalara rağmen, kitap bitirmenin verdiği hoş esintideyim. "Uzun hikaye" yazılmış kapağa... Ben okudum çokta uzun değildi hikayeleri. Çokça uzundu: sadakâtleri, saygıları. Yoksulluk içindeki zenginlikleri çok uzundu... Mantosunun pembesi solmuştu kadının, Yüreğindeki çiçekler solsa daha mi iyiydi? Adam mahcuuubb... Kadın bi okadar minnetli. El değmemişti sevgilerine, Bakışlarına kir değmemişti. Doğuştan gelen saflık bu rolde işliyordu hayatlarında. Ne vardı bu kadar birbirlerine bağlayan?. Vakte değmemiş Aşkları... Öfkesizlik ateşinde pişen, çıkarların girmediği bir kazanda kaynayan Aşkları. ÂÂÂÂşk... Ne uzun hikayesin.... Uzun Hikâye #dilhun✍🏻 01:06
İnsan ve Duygular
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
*** Bakıyorum dünyaya göz ucuyla, Şavkıyor gözümde kan yalazında Bir vahşetin Seslerin Acı dolu gözlerin Bıraktığı iz gibi Görüyorum evreni Neden bengi sanıyor Bu câni insan kendini Ölüm götürecek burdan bizleri ✍=@sayfalardahayatvar👏
Ölüm
Ve sonra ölümler inşaa edildi Halbuki insanoğlunun var oluşundan itibaren ölümde vardı Lâkin bize yoktu, bizim sevdiğimiz insana henüz uğramamıştı. Tâki sen öldün ben o an ölüme inandım. Ben o gün ölüm varlığının tümü varoluşlarının en güçlüsü olduğunu idrak ettim. Ölünün ardından bir mezar kazılır... Geride kalanlar ölü bir şekilde gezmeye müstahak mıdır? İşte o an umuda kelepçe vurulur... Canını mezara koyan insan neyden ümitli olabilirki artık? Aldığı nefesi bile sadakaymış gibi görür. Canını gömdüğün an tüm umutlarını, tüm hayallerini, tüm duygularını gömersin. Geriye sadece bir duygu kalır oda seni ayakta eritir; HASRET... ~dilhûn✍
yine bir farid farjad eşliğinde kalemimden dökülenler:
Gördüklerim karşısında susmalarım beni yoruyor bayım. Ağlamak istiyorum, icim ağlıyor, gözlerimin yaş dökmesine  izin vermiyor. Içim yoruluyor bayım. Kızmak, bağırmak, sitemkâr olmak istiyorum. Gördüklerime, bildiklerime, olanlara şaşırmak istiyorum bayım. Tepkisiz kalıyorum herşeye. Ben duygusuzluktan korkuyorum bayım. Şimdiki beni kurtuluş sananlar var bayım, oysaki ruhu ölü bir bedenle konuştuklarını bilmiyorlar Buzlaşmış hayatımın çözülüp harekete geçmesini istiyorum bayım. En zirvede yaşadığım şu duyguların sönüklüğü bir bitiş simgesi midir bilmiyorum. Bir hayatın bitişi olmasına daha çok yormak istiyorum bayım. Bir duygunun bitişindense... Nasıl oluyordu bayım, bir duygu bitişi tüm duyguları nasıl emiyordu bu kadar? Ben özlüyorum bayım. Ben eski Beni özlüyorum... Içimde ölen kelebeklerin canlanmasını, içimde ki çılgın kızın bi daha cıvıldamasını istiyorum bayım. Ben yalnızlıktan eskisi gibi korkmak istiyorum ben bu çaresizliğe alışmak istemiyorum bayım. Ben ölüyor, ben yavaş yavaş tükeniyorum bayım!... ~dilhûn✍ 30.06 20:00
Düşünce
Ölüm güzel şey budur perde ardından haber, Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?...