Kıyamet günü teraziler kurulur, namaz ehli getirilir, karşılığını tam alırlar. Oruç tutanlar getirilir karşılığını tam alırlar. Zekat ehli getirilir karşılığını tam alırlar. Hac ehli getirilir onlarda karşılığını tam alırlar.
Belaya, müsibete ugrayanlar getirilir onlar icin terazi kurulmaz, ücretleri, mükâfatları tartısız bol bol verilir.
Bunlara verilen sevaplarin büyüklüğünü görenler "keşke bizimde dünyada vucutlarimiz makaslarla doğransaydı da bizde böyle büyük nimetlerle karşılaşsaydık" derler.
Peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle anlatıyor:
Allah bir kulunu severse veya onun sevgili bir kul olmasını isterse, üstüne bardaktan boşalırcasına musibet yağdırır, onun üzerine ardı ardına belalar gönderir.
Bu kimse dua ederse, Cebrail as der ki:
-Ya Rabbi bu sevgili kulun istediğinin verilmemesinin hikmeti nedir?
ALLAH-u teala buyurur:
-Ben onu seviyorum bırakın duaya devam etsin...
Inanç insani kavga edecek birine dönüştürmemeli. Sevgi yaymayan bir kaynak yaradan'dan geliyor olamaz. Nefret yeryüzüne bu kadar yayılmışken neden ısrarla insanlar birbirlerini üzüyor bilmiyorum.
Aşkta ayrılıklar yoktur derler. Kalp daima sevdigiyle birliktedir. Onunkinin nerde olduğunun bi önemi kalmaz. Zaten insanın sahip olduğu kaynak kendi sevgisidir. Karşı tarafın sevgisine karışamaz, müdahale edemez. Sen onun hislerine doğrudan müdahale edemezsin, sen senin sevginden sorumlusun.
•Sen saf temiz sevgini verdiğin sürece her şey yoluna girecektir.
•Insan güzel sevildi mi her hastalığın üstesinden gelebilir.
****