Yunus

Yunus
@HainDomdom
Çizimler, formüller, inşa ettiğimiz makineler... Bu katı rasyonalitenin yapışkan varlığı midemi bulandırıyor. Kendi zihnimin mühendisliği bile bana fazla gelirken, okumak sadece bu amansız bulantıdan kaçmak için bir bahane.
İncelemeden incelemek
2/10
·95 syf.··
2026 2. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:54
Edebi cumleler kuramayacagım genel gorusumu soyleyip kapatıyorum bu incelemeyi. Coooook karamsar bi kitaptı acccayip karamsardı 15-16 yasındaki ben gayet begenir bes yıldızı yapıstırırdı ama su anki ben iki yıldız falan veriyorum maalesef yapacak bi sey yok artık hic karamsar asırı dusunen bunalımlara giren biri degilim özetle artık kendimi baltalamıyorum. Bu kitap insanın kendini baltalamasıdır,derdim var yanılgısıdır. Dili de cok agırdı betimlemeleri o duyu aktarımlarını fena iyi yapmıs sadık abim dil harikaydi sadık hidayet olabilmek diye bi mucadele kitabı yazmak isterdim cunku bazen arada arada ifade edemedigim bazı duygularla mucadele ediyorum anlam veremeyince bastırıveriyorum gidiyor hahah ama sadık hidayet olsaydım kendimi kendime cok iyi ifade eder cozumumu uretirdim. İç hayatımda basarı kazanırdım ama tum bunlar kitabı okumama zorluk cıkardı iste hem asırı karamsar hem de çok yoğun bir dil hani insan bi akış arıyor okudugunda ben artık cok fazla akan şeyler arıyorum akmayan şeylerde tanpınar okumayı tercih ederim bi o da ona ozel kontenjandır benim icin. Yani bu kadar arkadaslar karamsar bi donemdeyseniz okumayın daha cok bunalırsınız eger benim gibi aktif enerjik bi donemdeyseniz de okumayın okuyamıyosunuz zaten ben de kitabı yarım bırakmamak icin zor zor okudum basardım yani. Ne zaman okursanız okuyun ya da ben ne karısırım sizin neyi ne zaman okuyacagınıza bee??? Valla her bola burnumu sokmakta da basarılıyımdır. Neyse arkadaslar baaayyy
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Yunus
Metni analiz etmek yerine kendi psikolojik gelişim evrelerinizi (15 yaş bunalımı, şu anki aktif enerjili döneminiz vs.) anlatmak harika otobiyografi denemesi olmuş. İnsanlığın o iğrenc hastalıklı ve karanlık tarafıyla yüzleşmeyi basit bir "derdim var yanılgısı" sanacak kadar konfor alanınıza hapsolmuşsunuz, daha beteri 15 yaşında bücür bir ergenin "kimse beni anlamıyorrr😭" tribiyle bir tutmanız muazzam bir sığlık. Edebi bir şaheserin altına gelipte kendi toxıc pozitif yaşamınızdan reklamın yapıp sonuna neşeli bir (baaayyy) ekleyerek eserin ağırlığına nasıl bir sığlıkla yaklaştığınızı çok güzel kanıtlamışsınız. En iyisi kendi güvenli rafınızda kalıp AKAN metinlerle enerjinizi koruyun
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·88 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:11
Sanırım bu zamana kadar okuduğum ve anlam vermek için epey zaman harcadığım kitaplar arasında ilk sıralarda yerini alır. Eserde bir olay örgüsünü geçtim, hangi duygunun üzerinde yoğunlaştığını anlamak bile çok zordu benim için. Çünkü birden fazla duygu var ve yaşanan olaylar o kadar kopuk ama bir o kadar da bir ki bağlam kurmak oldukça zahmet istiyor. Anlatıcı sürekli olarak farklı mekanlarda bulunuyor lakin biraz dikkat ettiğimiz zaman tasviri yapılan mekanların bir olduğunu görüyoruz. Yani yaşananlar hep bir yerde geçiyor ama anlatıcı öyle bir bilinç kaybı yaşıyor ki bunun farkına bile varamıyor. İmgeler sürekli olarak tekrar ediyor; kişiler, kurulan cümleler, var olan duygular ve mekanlar. Buradan anlıyoruz ki anlatıcı zaman ve mekan kavramlarını yitirmiş. Sürekli olarak anlattığı kişilerdeki kusurları öne sürüyor lakin bunları anlatırken iğrenmenin yanında garip bir haz ile onların yaptıklarını yapma eğilimi gösteriyor. Bu da bende, bahsettiği tüm kişiliklerin aslında kendisi olduğu izlenimini oluşturdu. Bahsettiği kişiliklerde sürekli olarak "kambur bir duruş" olduğunu vurguluyor; ben burada kamburluğun sebebini fizikselden ziyade ruhsal bir olayla bağdaştırdım. Hikayenin başında bir kadından bahsediyor ve sürekli olarak o kadının gözlerine odaklanıyor. Kadının bedeninin yaşıyor olmasına rağmen kurtlanıyor olması, çürüme belirtileri gösteriyor oluşu onun garibine gitmiyor; çünkü buradaki aslında bir kadın değil, hikayenin sonunda öldürdüğünü öğrendiğimiz karısının kendi üzerinde oluşturduğu "vicdan". Yani zannımca buradaki kadın metaforu aslında vicdan kavramı ile ilişkilendirilmiş. Ve dikkat ederseniz sürekli olarak kadının gözlerine odaklanıyor, onu unutmak istemiyor. Gözlerine bakarken rahatsızlığın yanında garip bir haz duyuyor. Nedenini anlamadığım bir
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Yunus isimli okura yanıt verildi
Yunus
muhlise Yorumundan gerçek okur frekansı yakaladım, pek tabii hak veriyorum. Ortak bir bakış açımız ise oldukça okuması külfetli bir kitap, 80 sayfa tam 3 günde, hayır, 2 gün 4 saatte bitti. (Kitaba gönderme)
Puan vermedi·88 syf.··
2026 19. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 23:11
Sanırım bu zamana kadar okuduğum ve anlam vermek için epey zaman harcadığım kitaplar arasında ilk sıralarda yerini alır. Eserde bir olay örgüsünü geçtim, hangi duygunun üzerinde yoğunlaştığını anlamak bile çok zordu benim için. Çünkü birden fazla duygu var ve yaşanan olaylar o kadar kopuk ama bir o kadar da bir ki bağlam kurmak oldukça zahmet istiyor. Anlatıcı sürekli olarak farklı mekanlarda bulunuyor lakin biraz dikkat ettiğimiz zaman tasviri yapılan mekanların bir olduğunu görüyoruz. Yani yaşananlar hep bir yerde geçiyor ama anlatıcı öyle bir bilinç kaybı yaşıyor ki bunun farkına bile varamıyor. İmgeler sürekli olarak tekrar ediyor; kişiler, kurulan cümleler, var olan duygular ve mekanlar. Buradan anlıyoruz ki anlatıcı zaman ve mekan kavramlarını yitirmiş. Sürekli olarak anlattığı kişilerdeki kusurları öne sürüyor lakin bunları anlatırken iğrenmenin yanında garip bir haz ile onların yaptıklarını yapma eğilimi gösteriyor. Bu da bende, bahsettiği tüm kişiliklerin aslında kendisi olduğu izlenimini oluşturdu. Bahsettiği kişiliklerde sürekli olarak "kambur bir duruş" olduğunu vurguluyor; ben burada kamburluğun sebebini fizikselden ziyade ruhsal bir olayla bağdaştırdım. Hikayenin başında bir kadından bahsediyor ve sürekli olarak o kadının gözlerine odaklanıyor. Kadının bedeninin yaşıyor olmasına rağmen kurtlanıyor olması, çürüme belirtileri gösteriyor oluşu onun garibine gitmiyor; çünkü buradaki aslında bir kadın değil, hikayenin sonunda öldürdüğünü öğrendiğimiz karısının kendi üzerinde oluşturduğu "vicdan". Yani zannımca buradaki kadın metaforu aslında vicdan kavramı ile ilişkilendirilmiş. Ve dikkat ederseniz sürekli olarak kadının gözlerine odaklanıyor, onu unutmak istemiyor. Gözlerine bakarken rahatsızlığın yanında garip bir haz duyuyor. Nedenini anlamadığım bir
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,7bin okunma
Yunus
Analiziniz güzel bir çaba ama temelde devasa bir suç ve ceza romantizmine düşmüşsünüz. Sadık Hidayet'in anlattığı o çürüme ve bulantı basit bir vicdan azabı değildir. Varoluşun ta kendisinin kokuşmuşluğudur. O ruhani kadın vicdan değil, ulaşılamaz olan saf ideali temsil eder, karısı (kahpe) ise o idealin gerçek dünyadaki iğrenç ve çürüyen yansımasıdır. Yazarın derdi geçmişte işlediği bir günahın yükü değil, nefes almanın ve etten kemikten bir bedene hapsolmanın verdiği ontolojik dehşettir.