Hakan KILIÇ

Hakan KILIÇ
@Hakan_kilic
Ebedi hayatı gaye edinmek, Tüm faydasız işleri ortadan kaldırır
Eğer bir erkekseniz ve kovalanmayı arzuluyorsanız:
Kadınlar erkek peşinde koşmaz çünkü evrim zaten kimin koşacağını belirlemiştir.Erkekler soruyor: neden ilk adımı o atmıyor? Çünkü o bunun için yaratılmadı. Yumurta sperme yüzmüyor. Diğer her şey rekabet ederken o sessizce bekliyor. Ve bu haksızlık değil. Bu modası geçmiş değil. Sadece insan biyolojisi.Ne yazık ki siz bir bitki olarak doğmadınız.Ama elinizdeki kartlarla oynamak zorundasınız. Bayiye berbat bir ele sahip olmak hakkında sadece şikayet edemezsiniz. Bu sizi hiçbir yere götürmez yasaklanmak dışında.Çünkü erkek ve kadınlar işlev bakımından eşit değiller onlar tamamlayıcıdırlar. Kadın riskleri, acıları, sonuçları taşır. Erkekler sadece işin eğlenceli kısmını alır ve nedense şikayet eden erkeklerdir. Kadın nazlanmıyor. Geleceğini seçerek oyun oynuyor.Ve bu konuda onu suçlayamazsınız bile çünkü bu evrimin karar verdiği bir şey.Sen daha doğmadan önce.Yani evet, peşinden koşmuyor çünkü asla yapmaması gerekiyordu. Yumurtalar sınırlıdır, sperm ise her yerdedir. Yani eğer bir nedenden dolayı kontrolün elinde olduğunu sanıyordun. Tebrikler.Yarış başlamadan önce kendini diskalifiye ettin.
1000Kitap
Hakan KILIÇ
"Ne anlatıyorsun be abla, gözünü seveyim be abi" 😁
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dm kutusu
İnsanların birbiri ile mesajlaşması, tanışması, bir konu hakkında fikir alışverişi yapması için vardır. "Merhaba, tanışabilir miyiz" tarzı mesajlar elbette ki gelecektir. Saygı çerçevesinde olduğu sürece "Merhaba" yazan biri tacizci sayılmaz. "Konuşmak istemiyorum" denildiği zaman özür dileyip giden biri de benim gözümde gayet saygılı bir insandır. İnsanlar birinin yazdığı yazılardan, yaptığı yorumlardan, okuduğu kitaplardan dolayı o kişiden hoşlanabilir ya da etkilenebilir. Bu vesileyle de tanışmak isteyebilir. Bu durumdan rahatsız olan kişi DM özelliği kapatır ya da cevap vermez. "Neden hep bana yazıyorlar" tarzı paylaşım yapıp da tüm ilgiyi üzerine çekmeye çalışmaz. Gerçekten taciz edilen bir kişi de hakkını her yoldan aramalıdır. Yetkililere şikayet talebinde bulunabilir, dava edebilir ya da savunmasam da uygulama üzerinde linç kampanyası başlatabilir. Bunun dışında "merhaba, tanışabilir miyiz" mesajları ile DM kutusunu doldurup paylaşım yapan kişi sadece ilgileri üzerine çekmeye çalışan biridir. Cinsiyet farketmeksizin.
1000Kitap
Hakan KILIÇ isimli okura yanıt verildi
Hakan KILIÇ
Yusuf Turgut aynen kardeşim 🤲
Dm kutusu
İnsanların birbiri ile mesajlaşması, tanışması, bir konu hakkında fikir alışverişi yapması için vardır. "Merhaba, tanışabilir miyiz" tarzı mesajlar elbette ki gelecektir. Saygı çerçevesinde olduğu sürece "Merhaba" yazan biri tacizci sayılmaz. "Konuşmak istemiyorum" denildiği zaman özür dileyip giden biri de benim gözümde gayet saygılı bir insandır. İnsanlar birinin yazdığı yazılardan, yaptığı yorumlardan, okuduğu kitaplardan dolayı o kişiden hoşlanabilir ya da etkilenebilir. Bu vesileyle de tanışmak isteyebilir. Bu durumdan rahatsız olan kişi DM özelliği kapatır ya da cevap vermez. "Neden hep bana yazıyorlar" tarzı paylaşım yapıp da tüm ilgiyi üzerine çekmeye çalışmaz. Gerçekten taciz edilen bir kişi de hakkını her yoldan aramalıdır. Yetkililere şikayet talebinde bulunabilir, dava edebilir ya da savunmasam da uygulama üzerinde linç kampanyası başlatabilir. Bunun dışında "merhaba, tanışabilir miyiz" mesajları ile DM kutusunu doldurup paylaşım yapan kişi sadece ilgileri üzerine çekmeye çalışan biridir. Cinsiyet farketmeksizin.
1000Kitap
Hakan KILIÇ
Eyvallah kardeşim herkesin aklındakini yazıya dökmüşsün, ben burda sadece bir kişi ile mesajlaştım, yani sadece birine yazdım ama yazanlar oldu, o insanlar da gayet usturuplu yazdılar, bizde saygı çerçevesinde kırmadan gereken cevabı verdik.. Reklam peşine düşmeye gerek yok
2005 senesinde liseden mezun oldum. O dönemde her fikir adamının kitaplarını okurdum. Babam sürekli bana "Oğlum! Risale-i Nur oku, o seni asrın manevi tehlikelerinden korur" diyerek hep Risale-i Nurlara yönlendirirdi. Abim de akidemiz hususunda çok hassastı. Ama ben onların tavsiyelerine çok da kulak asmadım. Aksine her fikir ve ideolojiden yazar ve çizer, kapağı ve başlığı hoşuma giden her kitabı okuyordum. Ali Şeriatî ile de bu dönemde tanıştım. Kitaplarını okumaya başladım ve içimde bir hayranlık oluştu. 2006 senesinde bana Şam yolu gözüktü. Yolculuğum esnasında çantamda Ali Şeriatî, Abdullah Azzam Külliyatı ve diğer bazı İhvan müelliflerinin eserleri de vardı. Bir de Bediüzzeman'ın Asar-ı Bediiyye isimli eseri vardı. Sanki Arapça tahsiline değilde bu kitapları mütalaaya gidiyordum. Hudut kapısında Suriye askeri çantalara bakarken kitaplar dikkatini çekti. Ben de bir tedirgin oldum. İnşaallah latin harfleri ile okumayı bilmiyordur diye dua ettim. İhvan kitapları Suriye'de yasaktı. Nedir bu kitaplar diye sorunca en üstteki Ali Şeriatinin kitabını uzattım. Ali Şeriati, İranî dedim. O da çok irdelemedi diğer kitapları ve geçmemize izin verdi. Şam'da ilk ziyaret ettiğim yerleden biri de Ali Şeriatî'nin kabri idi. Baba dostu muhterem bir hocamız vardı. Bir gün bana bu kitaplarla alakalı ikazda bulundu. İkazı şöyle idi: "Şeriati ve Mutahhari gibi müellfilerin dili çok güçlü. Eserlerinde yirmi yanlışı yüz doğru ile kamufle ederler. Onların kitaplarını okuyan adamın sağlam bir akidesi olmalı. Aksi takdirde etkili dilleri ile yüz doğru içinde aktardıkları yirmi yanlışı kişi farkında olmadan yutar. Bu da zamanla fikri zehirlenmeye neden olur" dedi. Sonra o muvacehede daha dikkatli okuyunca hak verdim. Bu durumdan tiksindim. Sonra tamamen okumayı terk ettim. Yirmi senedir
1000Kitap
Arzu isimli okura yanıt verildi
Hakan KILIÇ
Sahabelere söven bu adamı okumak nasıl yeniden doğmak oluyor?
Hepsine cevap vermişsin ki mesaj kutunda 28 yazıyor boyum kadar, öpücüklü mesaj atıyorsun (nasıl attığın umurumuzda değil ama masum gibi oynamayın). Sonra niye mesaj atıyorlar. Erkeklere laf ediyorsunuz da siz de az değilsiniz ya.
Edebiyat
Gönderi kullanım dışı
Hakan KILIÇ
Hocam bunlar hasta..