λhmτφ

λhmτφ
@Hakkachii
(’-’*)~♪ ☆_☆ φ¹⁰ 10... 18... 19... 23... 27... 28... 37... Eminem~~~~~(m-●-)m Curryφ <|> Beşiktaş...
İç dökmeyle karışık bir inceleme...
9/10
İyi ki okumuşum bu kitabı, kendi kafamda kırılmak nedir bilmeyen bir ön yargıyı kırmış gibi oldum(tam emin olmamakla birlikte) Öncelikle şu soruları sormak istiyorum Zweig'a 1-)Bu mektup gerçekten kendisini seven birinden bir mektup mu? -Öyleyse neden kendisi için "bilinmeyen bir kadın" oluyor? -Değilse diyemem çünkü bu mektubun sahibi gerçekten seviyor Zweig'ı 2-) Bu mektup hayali bir mektup mu yoksa? Belki de Zweig mektupta geçtiği gibi sevilmek istiyordur? Kendime böyle hayali bir mektup yazma fikri.. neyse Ön yargımı kırdığımı düşündüğüm kısım ise "Bir Kadın gerçekten sevebilir -ama gerçekten-" Belki de beni yargılayacaksınız ama gerçekten bu zamana kadar birkaç istisna hariç denk geldiğim, gördüğüm olaylar hep aynı başlığa çıkıyordu, bana empoze edilen şeyde o oldu. "Bir kadın bir erkeği sevemez". İraden yok mu, seçebilirdin vs diyebilirsiniz. Bilimden yana olduğum için ve bilimin de desteklediği görüş: "Çocuklarda güven duygusu, 0-2 yaş arasında oluşur, nasıl oluşursa oluşsun o yaş aralığı bariz bir etkendir." Ve bir erkek çocuğu karşı cinse olan sevgisi yine annesini sevmesiyle başlar... 0-2 yaş aralığımda annemden uzak kaldım hep... Sadece 3 ay yakın kalabildim anneme... Annemi seviyorum ama bir türlü yanaşamıyorum anneme. Bana sarılmak istediğini gözlerinden okuyabiliyorum ama yanaşamıyorum, sadece gurbete giderken sarılabiliyorum kendisine... Bu örnek bilimle gayet paralel bir örnek benim için... Toparlayacak olursam, Ön yargımı tam kırdım diyemem belki de ama hiç olmazsa bu kitap sayesinde böyle ince, zarif duygulara sahip, en önemsediğim kısım olan "gerçekten sevebilen bir kadın" varmış diyebilirim artık... Her ne kadar az olsa da böylesi varmış diyebilirim hiç çekinmeden... Bende bu mektuptaki gibi biri tarafından sevilmek, değer görmek
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,8bin okunma