Ayrıca ruhumda yazılı şu sözleri okuyorum: Adaletli ol, mutlu olursun. Ama bugünkü koşullara bakılırsa, böyle bir şey söz konusu değil. Kötü, mutluluk içinde yaşıyor; adaletli ise, eziliyor.
Bir çocuk babasının dinine göre yetiştirilme-lidir; bu dinin, bu haliyle tek gerçek din, tüm ötekilerinse sıçma ve boş olduğu ona her zaman çok iyi kanıtlanır. Ka-mıtların gücü kesinlikle bunların ileri sürüldüğü ülkenin bu-lunduğu noktaya bağlıdır. Konstantinopolis'te Hıristiyanlığı o kadar gülünç bulan bir Türk, gitsin Paris'e de, orada Müs-lümanlığın nasıl bulunduğunu görsün! Görüşler özellikle de din konusunda baskın çıkar. Ama her şeyde onu boyundu-ruktan kurtardığımızı öne süren, otoriteye hiç yer vermek is-temeyen, Émile'imize tüm ülkede kendi kendine öğreneme-yeceği hiçbir şeyi de öğretmek istemeyen biz, onu hangi din-de yetiştireceğiz? Bu doğa insanını hangi mezhebe sokaca-ğız? Yanıt çok basit gibi geliyor bana: Ne bu ne de şu mez-hebe sokacağız, onu aklını en iyi şekilde kullanarak bulaca-ğı mezhebi seçecek duruma getireceğiz.