Şu dünyadan ne kadar çabuk göçüyoruz! Yaşamın ilk dörtte biri tadını çıkarmasını bilemeden; son dörtte biri de artık tadını çıkaramaz olduktan sonra geçip gidiyor. Önce, yaşamasını bilmiyoruz, çok geçmeden de bilecek gücümüz kalmıyor. Bu iki yararsız ucu ayıran arada ise zamanın geri-ye kalan dörtte üçü uykuyla, acılarla, zorlamalarla, her tür-lü zahmetle geçiyor. Yaşam kısa, ama az sürdüğü için değil, daha çok bu kısalık içinde onun tadına varacak neredeyse hiç zaman bulamadığımız için. Ölüm anının doğum anından uzak olması boşunadır, aradaki alan iyi doldurulmadıkça yaşam her zaman çok kısa sürer.
Eğer yeryüzünde insanların hiç kötülük yapmadan yaşayamadığı ve vatandaşların zaruretten düzenbaz oldukları bayağı bir devlet varsa, burada kötülük yapanı değil, onu kötü olmaya zorlayanı asmak gerekir.