"Failim bildiğim şeytan ve sen vurulurken zincire,
Koyuyorum elimi kitaba; yemin olsun ki zeytine ve incire.
Şuramda açtığın deliğe ben pencere diyorum,
Sen ise kestiğin yere hançere."
Faruk Sarıkavak
Susanlar konuşanlardan daha çok olsaydı gözyaşları anlaşmak için bir araç olabilirdi.
Şimdi ise kelimeler bakışlardaki anlamları bile tüketiyordu..
Susacak ne çok şey vardı, konuşacakların unutturduğu.