Günlük yaşamın curcunasını kırla, dağla değiştirmenin günümüzdeki tekbaşınalığı yapıcı olarak kullanma yetisini gerektirdiğini düşünüyorum. Bu, “fazlasıyla birlikte olduğumuz” bir dünya için ve benim içimde faaliyetini sürdürmesine izin vermek amacıyla geri çekilebilmeyi gerektirir.
Benlik kendini tartar, ölçer, öykünür, tama erişmek için gayret eder ve daima daha mükemmeli ister. İşte bu benlik idealinin işlevidir. Üstbenlik, benlik idealinin bir aracı ya da taşıyıcısıdır.
Albert Einstein bir keresinde bir arkadaşına: “Neden en iyi fikirler aklıma sabahları tıraş olurken geliyor?” diye sormuştu. Arkadaşı, benim de burada anlatmaya çalıştığım gibi, alışılmadık fikirlerin ortaya çıkması için sıklıkla zihni –dalgınlıkta ya da gün-düşlerinde Serbest kalması gereken– iç kontrollerinin gevşemesi gerektiği yolunda yanıtlamıştı.