Artık elin eli, dudağın dudağı hissetme zamanı gelmişti. Sercan, tüm vücuduyla birlikte ruhunu da kendisine ikram eden Mara’nın kızıl saçlarını kavrayıp kendine çekti. Aldığı hazzın etkisiyle parmak uçlarını gıdıklar gibi sevgilisinin tüm vücudunda dolaştırıyor, bir keşiş edasıyla yeni yerler arıyordu. Mara’da yaşadığı teslimiyetle üzerindeki adamın ağırlığını hissetmeden sadece saçlarını okşayabiliyor, bitiş çizgisine yaklaşan bir kısrak gibi derin derin nefesler alıp veriyordu. ( Mutluluk Oyunu Romanından)
Bir gece,
Gecede bir uyku..
Uykunun içinde ben..
Uyuyorum,
Uykumdayım,
Yanımda sen.
Uykumun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben..
Bir yere gidiyorum,
Delice..
Aklımda sen.
Ben seni seviyorum,
Gizlice..
El pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.
Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir anda..
Birden uyanıyorum,
Bakıyorum aydınlık;
Uyuyorsun yanımda.
Güzelce.. Özdemir Asaf