Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı âdet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak, bir yığın yarı münevver hayatı kaplayacak...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Gitdin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile
İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile"
(Beytin devamı ...)
2.Devr-i meclis bana girdâb-ı belâdır sensiz
Mey-i zehrâb-ı sitem sâgar-ı gerdânı bile
3.Bağa sensiz bakamam çeşmime âteş görünür
Gül-i handânı değil serv-i hırâmânı bile
4.Sineden derd ile bir âh edeyim kim dönsün
Aksine çerh-i felek mihr-i dırahşânı bile
5.Hâr-ı firkatle Neşâtî-i hazînin vâ hayf
Dâmen-i ülfeti çâk oldu girîbânı bile
Günümüz Türkçesi
1.Gittin amma ruhumu hasret içinde bıraktın; sensiz olan dostlar sohbetini bile istemem!..
2.Sen olmayınca, zulüm zehrine benzeyen şarabı ve durmadan dönen, sırayla sunulan kadehiyle birlikte mecliste şarap dağıtılması, gözüme bir belâ anaforu gibi görünür.
3.Sensiz bahçeye çıkamam: Gülen gülü değil, salınan selvisi bile gözüme ateş görünür.
4.Dert ile içimden öyle bir ah edeyim ki feleğin devri, parlak güneşi de dahil olmak üzere, tersine dönsün…
5.Yazıklar olsun ki ayrılığın dikeni ile mahzun Neşati’nin eteği ve yakası yırtıldı, sevgilisiyle görüşemez oldu.