"Kapitalizm, istihlâk(tüketim), komünizm ise istihsal(üretim) ukdeleri yüzünden mutlu bir toplum doğuramamıştır. Kapitalist düzende, kişi, fazla istihlâkle gözü kamaştırılmış, gözü küçük ihtiraslarla bağlanmış bir insan, komünist düzende ise, gözü korkutulmuş, sinik ve hırsızlama yaşayan, hakkını bile hırsızlık psikolojisi içinde alan, şahsiyeti ezilmiş bir kişidir. Birinde mutluluk, bütün toplum için geleceğe, hep geleceğe tehir edilir, birinde de fert için mutluluk geleceğe ve raslantıya bağlanır.
İslâm toplumunda ise özel mülkiyetin ve teşebbüsün ve ölçülü rekabetin tanınması, devletin kişi hayatına yıkıcı bir baskıyla karışmasını önlüyor, kâr faktörü ekonomik şevki yaşatıyor, öte yandan faiz yasağı, emeksiz kazanca bir sınır çekiyor, zekât, başlıbaşına sosyal bir regülatör olarak, kapitalizmde beliren sınıflararası uçurumun oluşumuna engel oluyor, israf yasağı istihlâke bir dizgin vururken, cihat şuuru, hayr kavramı, istihsali toplumun ve bütün insanlığın yararına destekliyor. Böylece, istihlâk azlığı, öbür toplumdaki istihsal şevksizliğine sebep olmuyor."