Soğuk olacak el de, kalp de, kemik de,
Soğuk olacak bu uyku taştan kabrin içinde:
Bir daha hiç uyanmayacak, mekânı bu taştan yatak,
Güneş bitip Ay ölene dek hiç uyanmayacak,
Kara yeller içinde ölecek bir bir yıldızlar
Yine de bırak yatsın burada altın üzerinde onlar,
Ta ki karanlık efendisi ölü deniz ve çorak topraklar üstünde elini kaldırana kadar.
Yol hiç bitmez, uzar gider
Başladığı kapıdan
Az gittik uz gittik ama
Gücüm yettikçe yola devam
Bacaklarım yorulsa da
Yürürüm varana dek anayola
Yollarla işler birleşir orada
Bilmem yolculuk sonra ne yana…