Dr. HH

Zaten Mustafa Kemal’in gördüğü ve açığa çıkarmaya çalıştığı gerçek buydu. En başından bu yana bu gerçeği görmüş ve ordunun Anadolu önlerine çekilmesi gerektiğini haykırmıştı. Buna rağmen önerileri görmezden gelinmiş ve neticesinde binlerce asker, kanlı muharebelerde kaybedilmişti. Üstelik Osmanlı orduları bu esnada savunmaya çalıştığı şehirlerin ahalisi tarafından sırtından vurulmuştu. Gelinen noktada Mustafa Kemal’in haklı olduğu ortaya çıkmıştı fakat pek çok şey için geç kalınmıştı. Bu şartlar altında dahi Mustafa Kemal’in amacı, elde kalan tüm kuvvetlerle Halepe çekilmek ve direnişi Türk topraklarında başlatmaktı.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
O esnada biraz ötede bazı komutanlar Balkan Savaşlarından bahsediyor ve içlerinden biri, “Bu Türk erlerinde hayır yoktur. Bunlar hayvan sürüsüdür. Yalnız kaçmayı bilirler. Allah muhafaza etsin, böyle hissiz bir sürüye kimseyi komutan etmesin,” deyince Mustafa Kemal içinde bulunduğu durumu bir kenara bırakıp Türk askerleri hakkında ileri geri konuşan bu komutanın karşısına dikildi. “Paşam, biz de askeriz. Biz de bu orduya komuta etmiş adamız. Türk eri kaçmaz. Kaçmak nedir bilmez. Eğer Türk erinin kaçtığını görmüşseniz derhal kabul etmelidir ki onun başındaki en büyük komutan kaçmıştır. Eğer siz kaçtığınızın alçaklığını Türk erlerine yüklemek istiyorsanız insafsızlık ediyorsunuz,” deyip salondan ayrıldı.
1000k
“Kısacası sonuç: Bu kadın meselesinde cesur olalım. Vesveseyi bırakalım... Açılsınlar... Onların beyinlerini ciddi bilgiler ve ilimlerle süsleyelim. İffeti, usulüne uygun ve sağlıklı bir biçimde izah edelim. Şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede önem verelim. Sonra şahsi irtibata gelince, tabiat ve ahlakımıza uygun bir eş arayalım ve onunla evlenme şartlarımızı açık ve kesin kararlaştıralım. Ona, saygıda kusur edince, onun gereklerini yapalım. Kadın da böyle hareket etsin.’”
1000Kitap
İngiliz mermisiyle kuşanan yaklaşık 2 bin isyancı tüm gün süren kuşatmaya rağmen kışlayı düşüremiyordu. Türklerin karşı saldırısını engellemek isteyen Hüseyin, isyancıları İslam âleminin kutsal merkezi Kabe’ye yerleştirmişti. Bu sayede Türkler karşı saldırıda bulunamayacak, şayet ateş açılır ve Kâbeye isabet ederse, Türklerin Kâbeye saldırdığı haberini dört yana yayacaktı.
1000Kitap
“Çare kalmadı mı?” sorusunu işiten Mustafa Kemal, doğru anın geldiğinin farkındaydı. En başından bu yana yapılması gereken şeyin ne olduğunu biliyordu ve şimdi yapılması gereken şey ona soruluyordu. Kendinden emin bir şekilde, “Bütün mevcut kuvvetlerin komutam altına verilmesinden başka çare kalmamıştır!” diyen Mustafa Kemal’in bu yanıtı, telefonun diğer ucundakiler için uçuk ve cüretkâr bir talepti. Öyle ki Mareşal’in yanında bulunan Kazım Bey’in ağzından, “Çok gelmez mi?” sorusu çıkıvermişti. Yarının Adamı bu soruya hazırlıklıydı. Kendisine has cüretkâr üslubuyla cevap verdi: “Az gelir!”
Alıntı