Vakit, seher vakti...
Cihanın tüm zerreleriyle iştirak ettiği bu seher şölenine sen de katıl. Gül ile bülbülün zârına, kâinatın zikrine sen de ortak ol.
Âleme rahmet saçılırken, kendini mahrum etme bu İlâhî sağanaktan...
Rabbin, gecenin içinden gündüzü çekip çıkarırken, şahit ol buna sen de tüm mahlukat gibi, zira "meşhûd" olan andasın!
Çıkar at içindeki karanlıkları, çöz şeytanın bağladığı gaflet düğümlerini, kurtul nefsin prangalarından ve bahanelerin tuzaklarından,
İşte Rabbin, seni karanlıklardan aydınlığa çıkarıyor, O'na şükretmeyecek misin?
Seherin serinliğinde sabah meltemleriyle tanıştır yüzünü, rahmet damlalarıyla ıslat yüreğini.
Tatlı uykundan âfak ve enfüsü inleten şu İlahi çağrıyla uyan:
es-Salâtu hayrun minen nevm...
Herkesin uyuduğu anda sen uyan, diril, kalk ve inşaya başla dininin direğini!
Nebînin dünyadaki her şeyden daha sevimli bulduğu iki rekâtlık zaman kadar çık zamanın dışına. O'nunla buluş, O'nunla ol!
Haydi! O, seni çağırıyor!
Secdelerle güne merhaba de!
Her yeni günün başında temizle içinde biriktirdiğin tortuları.
Her gün, güneş doğmadan önce, sen yeniden doğ!
Haydi, vakit sabah namazı vakti...
İkame bir sebat ve azim işidir. Merhum Mehmet Akif in dediği gibi; "Neden geçsin sefaletlerle gıybetlerle ezmanın? Neden azmin süreksiz, yok mudur Allah'a imanın."