Halime Acar

Halime Acar
@Halimeacar
instagram.com/kayipkitap__?ig... Bir ev kızının okuma günlüğü DM YOK

Halime Acar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·640 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 00:00
·
2026 16. kitabı
Almina
8.9/10 · 71 okunma
Reklam
Puan vermedi·400 syf.··
2026 5. kitabı
Gece, Çakırkeyif gece kulübünde sahne almak için sahibi Çakır’la görüşür. Ama en baştan şartını koyar: Şarkısını söyleyecek, asla masalara gitmeyecektir. Çakır, onda o ışığı görür ve bu şartı kabul eder. Tam çıkarken Şafak’la göz göze gelirler… O an bir şey başlar aslında. Şafak, Çakırkeyif’in işletmecisidir ama aynı zamanda Gece’yi korumakla görevlendirilir. Şafak Gece'nin alt katına taşınır ve orada Marika ile tanışır. Marika, Gece’yi ve Şafak’ı adeta kanatlarının altına alır. Peki Şafak ile Gece arasında neler yaşanacaktır? Koruma göreviyle başlayan şey, kalbe söz geçirebilir mi? Diğer yanda yıl 1986… Hikmet ve Leyla’nın üç kızı vardır. Komşuları Mahur, oğlu Toprak’la birlikte onlarla adeta tek bir aile gibidir. Kendi yağlarında kavrulan, sade ama sıcak bir hayat sürerken her şey Ceylan’ın Tuncay Demirhanlı’ya âşık olmasıyla altüst olur. Ceylan’a ne olmuştur? Hangi kırılma bütün dengeleri bozmuştur? Yıllar sonra Çakırkeyif’te sahneye çıkan Gece’yi gören Tuncay ise adeta donup kalır. Onu sürekli görmek ister. Çakır bu durumu sonuna kadar kullanmaya niyetlidir. Ama Şafak’ın elini kolunu bağlar. Gece ise önüne çıkan bu fırsatı görmezden gelmeyecektir Kitabı aslında çok önce okumuştum ama yorumu biraz gecikti. Yazarın kalemiyle bu kitap sayesinde tanıştım ve gerçekten çok beğendim. Her şey dozundaydı; ne eksik ne fazla. Okurken eski bir Türk filmi izliyormuşum gibi hissettim. O nostaljik hava, o mahalle sıcaklığı… Özellikle 1986 bölümlerinde eski mahalle kültürü o kadar güzel yansıtılmıştı ki sayfaların arasında kayboldum. İki dönemi aynı anda okumak, geçmişle bugünün iç içe geçmesi hikâyeyi daha da sağlamlaştırmış. Geçmişte yaşananların sırayla ortaya çıkması, intikam, sırlar, aile bağları, dostluk, aşk ve hafif bir polisiye dokunuş… Merak duygusu bir an bile
Gece ile ŞafakFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 2025536 okunma
8/10
·192 syf.··
2026 13. kitabı
Yazarımız, biri ondan kitap tavsiyesi istediğinde genelde en çok satanları önerirmiş. Çünkü zamanla herkesin kendi okuma zevkinin zaten oluşacağına inanıyor. “Kitap okuyamıyorum” diyenler içinse hayatın içinden çok sade bir örnek veriyor: İşe giderken, metroda, bir yerde beklerken birkaç sayfa bile okunabilir. Hatta ince kitaplar bu anlamda tam bir kurtarıcı. Kendisi okumasa bile çantasında mutlaka bir kitap taşıdığını söylüyor. Biz kitap severlerin, sadece sanal dünyada değil, gerçekten sayfalara dokunmak istediğimizi hatırlatıyor. Şiir okumayan biri olarak benim bile şiire bakış açımı değiştirebileceğini düşündürdü. Hatta biz bookstagramların neler yaptığını, bu alanın aslında ne kadar kıymetli olduğunu da ince ince değiniyor. Toplam 53 kısa denemeden oluşan bu kitapta, kelimelerin insanı nasıl iyileştirebildiğini görüyoruz. Satır aralarında kendimizden o kadar çok şey buluyoruz ki… Üstelik size hayat dersi vermeye çalışmıyor. Aksine, sanki yazarla karşılıklı oturmuş sohbet ediyormuşsunuz gibi ilerliyor. Bir kitapta hem bilmediğim hem de bildiğim birçok kitaba rastlamak ayrı bir keyifti. Bu kitapta büyük dramatik kırılmalar yok; ama küçük fark edişler var. İçine çöken bir sessizlik var. Ve o sessizlikte insan kendi sesini daha net duyuyor. İyileşmenin her zaman güçlü olmaktan geçmediğini, bazen sadece hissettiklerini kabul etmek olduğunu hatırlatıyor. Yazardan okuduğum ikinci kitap. Kalemini gerçekten seviyorum; usul usul, acele etmeden sizi içine alan bir anlatımı var. Bitirdiğinizde büyük bir sarsıntı yaşamıyorsunuz belki… ama içinizde bir şey yer değiştiriyor gibi hissediyorsunuz. Ve o his, uzun süre sizinle kalıyor.
Kitapların İyileştirme GücüHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025516 okunma
9/10
·306 syf.··
2026 12. kitabı
Soner, hem adli tıp uzmanı hem de üniversitede ders veren saygın bir akademisyendir. Ancak geceleri onu rahat bırakmayan kabuslarla mücadele etmektedir. Bir gece gelen acil bir telefonla ormanlık bir alana çağrılır. Karşılaştığı manzara, mesleki soğukkanlılığını bile zorlayacak kadar sarsıcıdır. Olay yerinde Savcı Volkan’la birlikte, kırmızı elbiseler içinde genç bir kadının cansız bedeniyle karşılaşırlar. Ölen kişi, arkeolog Elif’tir. Soner ve yardımcısı cesedi incelemeye başladıklarında, Elif’in bedenine gizlenmiş bir not ve vücuduna işlenmiş esrarengiz semboller bulurlar. Bu semboller sıradan değildir ve araştırıldıkça olay, basit bir cinayet olmaktan çıkar. Soner, Savcı Volkan ve Çavuş Aykut birlikte ilerledikçe, sembollerin ardında çok daha karanlık ve eski bir geçmişin izleri ortaya çıkar. Bu noktada Soner, eski diller ve kadim semboller üzerine çalışan tanıdığı Profesör Kaya’dan yardım ister. Ancak araştırma derinleştikçe, tehlike de büyür. Elif’in yakın arkadaşları Eda ve Nermin’in kayıp olduğu ortaya çıkar. Eda, ağır yaralı hâlde bulunur ve anlattıkları, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirir. Tam umutlar toparlanmışken Profesör Kaya’dan gelen haberle yeniden yıkılırlar; çünkü Kaya da gizemli bir şekilde öldürülmüştür. Cinayetler neden işlenmektedir? Semboller neyi temsil etmektedir? Nermin bu karanlık zincirin neresindedir? Ve en önemlisi, katil ya da katiller bulunabilecek midir? Polisiye kitaplara hayran olduğumu bilmeyen neredeyse yok hele katil göz önünde ama tahmin edilemiyorsa bu kitapta bana onun fazlasıyla verdi ne yalan söyleyeyim tahmin ettiğim çıkmadı. Ritüeller kadim sırlar semboller mitolojik kavramlar psikolojik gerilim heyecanın ve merakın ön planda olduğu bir kitap oldu benim için. Okurken korkudan çok, “bir şeyleri kaçırmamalıyım” her
Kırmızı RitüelCihangir Işık · Theseus Yayınları · 202526 okunma