"Bir bireyin ölümüyle temelinden sarsılan toplum ölümün intikamını ölümle alır ama bir insanın, toplumun hiç umurunda olmaksızın, ona az önce sözünü ettiğimiz intikamın yeterli aracını sağlamaksızın yüreğini parçalayan milyonlarca keder yok mudur? Türklerin kazığının, İranlıların fıçılarının, İrokuaların sinir uçlarına bağlayıp çevirdikleri çubukların çok hafif işkence yöntemleri olarak kalacağı ve yine de kayıtsız toplumun cezasız bıraktığı suçlar yok mudur? Söyleyin bu tür suçlar yok mudur?"
"Nihayet gururunun doruklarından aşağı yuvarlandı, önce tanrıya değil insanlara yakardı; Tanrı son çaredir. Önce tanrıya yakarmakla işe başlaması gereken bir bahtsız O'na ancak bütün umutları kaybolduktan sonra yönelir."
"İnsanın böyle kolayca mutlu olabileceğine inanamıyorum! Mutluluk o büyülü adalarda kapılarını ejderhaların koruduğu saraylara benzer âdeta. Ona sahip olmak için mücadele etmek gerekir."