Her şeyin (ya da sadece bazı şeylerin) cinsel olup olmadığını sormak yerine, daha pragmatik biçimde, onları cinsel diye
tanımlarsak hayatlarımızın nasıl daha iyi -daha ilginç, daha
eğlenceli, daha heyecan verici- olacağını sormalıyız. Cinselliğimizi tanımlayabilmemiz, onu beklemediğimiz hatta istemediğimiz yerde bulabiliyor olmamız insan cinselliğini
kaideden ziyade istisna yapar.
cinsellik artık açık açık konuşulsa
bile, aynı zamanda her yerde bastırıldığını gösteriyor.
İnsanlar, sanki cinsellik sürdürmek için sadece birkaç
imge ve on gerçeğe ihtiyaç duyulan bir nevi uyuşturucu,
dogma ya da popüler bir dinmişçesine, -sanki artık cinsellikten kurtulmak için cinselliği kullanıyormuşuzcasına- onun
hakkında konuştuklarında banalleşiyor, kendilerini tekrar
ediyor ve dar görüşlü hale geliyor.
"Deli olarak doğarız, bilincimizi geliştiririz ve mutsuz oluruz, sonra da ölürüz.''
:
kimse yeni doğmuş bebeğin bir kaos durumu içerisinde olduğundan şüphe edemez. Bu kaos da kolayca zulme dönüşebilir.
Öyleyse akıllılık doğarken sahip olduğumuz değil, farklı farklı
derecelerde acı çeke çeke elde ettiğimiz bir şeydir.
orta sınıfın günümüzde dine dönüşmüş çocuk yetiştirme saplantısı
Çocuklar aslında bize göre deli değilse, yetişkinlerin kendi akıl sağlıkları için besledikleri korkular çocukların omzuna çökmüştür.
Tüm modern kural koyucu çocuk yetiştirme literatürü bir
kişiyi (çocuğu) delirtmemek ile (çocuk tarafından) delirtilmemek hakkındadır.