Sonra da çaresizliğin zayıflıkla eş tu-
tulduğu, güç ve iktidarın korku ve ümitsizlikten çıkış
yolu olarak sunulduğu bir kültüre maruz kalırız. Böylece daha önce edindiğimiz tecrübeler ışığında çaresizlikten kaçmayı öğreniriz. Eğer kaçmazsak "başarısız" ka-
bul ediliriz. Bu yüzden çaresizlik, korku ve ümitsizlik duygularından kurtulmak için neredeyse hepimiz başarı, fetihler ve büyük işler düşleriz. Ama kaçmaya çalıştıklarımız, çocukluk ve yetişkinlik dönemlerinde gece-
leri kâbuslar olarak karşımıza çıkarlar!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Duygularla ilgileniliyormuş gibi yapıla-
rak duygular reddedilmekte, duygulara yaklaşım ol-
madığından duygusuzluk gittikçe artmaktadır. Ama
duygusuzluğun anlamı gitgide artan bir öfke ve saldır-
ganlıktır.
Ah, keşke onun benliğine sahip olabilseydi, bir kez ele geçirdikten sonra onu kimse çalamazdı... Parmakları, erkeği kendi gücü altında tutu-
yordu. Onda uyandırabileceği şiddetli arzu, kaçınılmaz
ölümden bile daha güçlüydü."
Lawrence, bu tür kadınların erkekleri birey olarak
değil, sahip olmak istedikleri gücün soyutlaması olarak
gördüklerini anlamıştı. Tıpkı erkeklerin yaptığı gibi...