Kendine İhanet (Kadın ve Erkekte Özerklik Korkusu)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.821
Gösterim
Adı:
Kendine İhanet
Alt başlık:
Kadın ve Erkekte Özerklik Korkusu
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
187
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756663462
Çeviri:
Ülkü Hastürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çitlembik Yayınevi
Özerklik nedir? "Özerklik, bir insanın kendi duyguları ve gereksinimleriyle tam anlamıyla uyum içinde olduğu denge durumudur," diyor Gruen bu kitabında. Eksikliği kadar abartılması da sıkıntı yaratan bu duygu durumu, etken ya da edilgen olarak etkileşimde bulunduğumuz çevreye yansıyarak toplumsal yapıyı biçimliyor. İlginç olansa, özerklik ve bizi özerkliğe kavuşturma olasılığı olan her şeyin zamanla içimizde korku uyandırabilmesi.

Altı ana bölümden oluşan Kendine İhanet özerklik kavramını bütün boyutlarıyla ele alırken, örneklediği hasta profilleriyle, okurun kendi yaşamını 'özerklik' penceresinden sorgulamasına yol açıyor. Arno Gruen bu kitapla, kişinin kendini ortaya koymadaki eksikliğinin özel yaşamında yarattığı sıkıntılar kadar toplumda açtığı gediklere ve uyum içinde yaşamaya indirdiği darbelere de dikkat çekiyor.

Kendine İhanet, Arno Gruen'ün yine Çitlembik Yayınları'ndan çıkan bir diğer kitabı, Normalliğin Deliliği'nin devamı niteliğinde de okunabilecek bir kitap. Bu her iki kitabıyla da Gruen, günümüz toplumunun temel yapıtaşı olan modern bireyin kendisini ve çevresini anlama çabasına bambaşka açılardan ışık tutuyor.
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)
187 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Bu kitap harika dostum! diyesim geldi...

İçinde psikoloji, sosyoloji, tarih, edebiyat ve bilime dair birçok konuya rastlayabileceğiniz nadir kitaplardan.

George Orwell, Kafka gibi son dönemlerde birçok insanın okuduğu yazarlar; Stalin ve Hitler gibi tarihte bilinen ve bir o kadar da tartışma yaratan devlet adamlarından bahsediyor kitap ama inanın farklı yönleriyle ele alınıyor.

Özellikle kadın erkek ilişkisi ile igili verilen kısımlar o kadar yerinde ki...
Kadınlarla ilgili ayrı, erkeklerle ilgili ayrı güzel yorum ve tespitler sonrasında da bu iki insanın arasındaki ilişkilerle ilgili inanılmaz yerinde tespitler...

Bazen kadını ve kadının davranışlarını eleştiren yazar bir erkek olmasına rağmen hemcinslerini çok daha fazla tenkit etmiş. Alıntıları takip edenler anlamıştır :)

Toplumda "Erkek güçlü olmalıdır." yargısından dolayı erkeğin çıkmaza girdiği sürekli kendini kanıtlamaya ve güçlü göstermeye çalışması fakat bunu kendine bile itiraf edemediği için baş ağrıları çektiğini anlatıyor kitap.

Tabii ki sadece bunu anlatmıyor, o kadar farklı ve çok konu var ki içinde. Ben özellikle ilgimi çekenlerden bahsediyorum. :)

Bir kıza anne ve babasının ceza olarak köpeğini öldürmesi gerektiğini söyleyip bir mezar kazdıklarında ve kızın eline bir tabanca verdiklerinde kızın kendini öldürmesi... Yani yazar aile ilişkileri, yanlış ebeveynler ve yine yanlış çocuk eğitimine de değinmiş kitapta.

Ödipus kompleksi nedir? Sorusuna da her boyutuyla ve örneklerle açıklık getirmiş.

İnsan davranışları ve nedenleri, erkeklerin güçlü olma istemi,kadının çocuk yetiştirmedeki yanlışları gibi birçok konu mevcut.

Her sayfada mutlaka önemli bir şeyler oluyor ve altını çize çize okuyorsunuz.

Eğer ebeveyn veya eğitimci iseniz mutlaka ama mutlaka okumalısınız. Değilseniz psikolojiye, sosyolojiye ilginiz varsa yine mutlaka ilginizi çekecektir diye düşünüyorum.

İyi okumalar herkese :)
187 syf.
Kutsanmış anneliğimiz, çocuğumuza olan sonsuz sevgimize rağmen, nasıl oluyor da cansız, mutsuz, apatik, depresif yetişkinlere dönüşüyor çocuklarımız??

Çocuklukta ihtiyaçları karşılanmamış kız ve erkek çocukların ileride nasıl dış dünyaya bağımlı, özerkleşememiş kadın ve erkeklere dönüştüğünü anlatıyor Arno Gruen. Bir de topluma baktığımızda ezilenlerin, başkalarını ezebilmek için, niçin kendilerini ezenlerin tarafına geçtiğini anlatıyor..

Iktidarlar; ideolojilerini bizde icsellestirdikce, kendimize yabancilasarak, kendimize ve başkalarına yaptıklarımızın farkına varamayız. En uyumlular aslında kendi duygularına en uzak olanlardir. Ailemiz içinde ve büyük ailemiz olan toplum içerisinde hükmeden hükmedilen, ezen ezilen oldukça gerçek sevgiden bahsedemeyiz. Arno Gruen, kendimizi anlama çabamıza bambaşka bir ışık tutuyor. Üstelik bir solukta okunan yalın diliyle...
187 syf.
·31 günde·8/10
Psikoloji ve felsefe üzerine özerklik kavramının derinlerine inen bir kitaptı. Biraz yavaş ilerliyor çünkü dili anlaşılabilecek ölçüde de olsa terimsel. Her yaştan insanın öğreneceği birçok şey saklı ve hepsini tek seferde almak mümkün değil, ara ara karıştırılıp üzerine düşünülmesi gereken bir kitap. İlgisi olanlar mutlaka okumalı.
187 syf.
·Beğendi·9/10
'Bir erkeğe veya bir kadına, altında kendini kandırış yatan bir şey için nasıl hayranlık duyulabilir?' s:101

'Kendimizi, kusursuz bulduğumuz güçlü bir insanla özdeşleştirdiğimizde hiç kimse bizi bulamaz. Çünkü yok oluruz!' s:102

Gruen, fikrimce bu kitapta insan kendiliği hakkında esaslı bir arkeolojik kazı yapmış, yetmemiş hepsini ayrı ayrı izlerini sürmüş; aileden kültüre, kültürden evrensele doğru.
Kitapta her insan için bişeyler var. Ağzına kadar tıka basa dolu.

Neden? Nasıl? Sebebi? gibi sorulara geniş perspektiften bakmış. Bu zihni seviyorum.
187 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kadın ve erkeğin özerkliği üzerine nitelikli bir kitap.İnsan yaşamının zayıflaması,güç faktörlerinin oluşması,tarihsel gelişimi,üstünlük,hırs gibi unsurların oluşmasının nedenleri ve sonuçları üzerine akademik açıdan değerlendirilecek bir kitap...
187 syf.
·5 günde·10/10
Okuduktan sonra hayata bakışımı değiştirdiğini düşünüyorum bu kitabın.
Kadın ve erkek ilişkileri, benlik, özerklik, anne sevgisi, güç ve hayata dair birçok konuda derinlemesine incelemeler var. Üstelik örneklerle birlikte.

Yazar önsözde kitabın 35 yıllık bir çalışma olduğunu belirtiyor ayrıca.

Bazı bölümleri anlamakta zorlandım. Dili ağır diye mi yoksa çeviriden kaynaklı mı emin olamadım.

Tekrar okunmalı mutlaka.
Kitap, özerkliğin ne olduğunu , kendliğin (selbst) gelşiminin çeşitli savunma mekanizmalrıyla nasıl engellendiğini ve bunun sonuçlarını açıklamaktadır. Özerkliğin nasıl geri kazanılacağı sorusuna yeterli bir cevap verilememiş. Sadece, sevgi ve duygudaşlığın bu dönüşümü mümkün kılacağından bahsedilmiş.

Kitap, bana Erich From'un “Olmak ya da Sahip Olmak” adlı eserini hatırlattı. A. Gruen , bize gelişimimizin başında iki seçenek ile karşı karşıya kalacağımızı, bunların “sevgi ”ve “güç ” olduğunu söylüyor. Erich From'a göre ise “olmak” ve “sahip olmak” iki temel var olma biçimidir.

Ben, insan doğasının sandığımızdan çok daha karmasık olduğuna, bu nedenle psikolojik gelişimin iki temel olguya indirgenerek açıklanamayacağına inanıyorum. Bizim düz mantığımız ile ulaşabildiğimiz bilgi de bu kadar oluyor. Belki bilgi edinme biçimimizi de sorgulamak gerekir.
Bu nedenle psikolji hakkında az şey okudum ve okuduklarım da beni tatmin etmedi. Psikolojinin yaya kaldığına kanaat getirip okumayı bıraktım.

Kitabın özellikle sağlıklı çocuk yetiştirmek isteyen ebeveynlere konu hakkında farkındalık kazandıracağına inanıyorum.
"En iyi uyum sağlayanlar aynı zamanda kendi duygularına en uzak olanlardır. Bu çelişkili yöntemle başarı, bastırılmış bir duygu dünyasını örtbas etmektedir.“Sevgilerine” bağımlı olduğumuz insanların isteklerine taviz vermeyi çok küçük yaşlarda öğrendik.

Üzerinde fazla kafa dahi yormadan, özgür olmayı itaatsizlikle eş tutmayı öğrendik. Bunun sonucu olarak özgürlüğü korku ve endişe duygularıyla beraber hissetmekteyiz..."
Sürekli kahramanlar aramaktayız. Kahramanımız haline getirdiğimiz erkek veya kadın, gerçek insana dönüştüğünde onu terk ederiz. O andan itibaren onu küçümsemeye başlarız.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendine İhanet
Alt başlık:
Kadın ve Erkekte Özerklik Korkusu
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
187
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756663462
Çeviri:
Ülkü Hastürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çitlembik Yayınevi
Özerklik nedir? "Özerklik, bir insanın kendi duyguları ve gereksinimleriyle tam anlamıyla uyum içinde olduğu denge durumudur," diyor Gruen bu kitabında. Eksikliği kadar abartılması da sıkıntı yaratan bu duygu durumu, etken ya da edilgen olarak etkileşimde bulunduğumuz çevreye yansıyarak toplumsal yapıyı biçimliyor. İlginç olansa, özerklik ve bizi özerkliğe kavuşturma olasılığı olan her şeyin zamanla içimizde korku uyandırabilmesi.

Altı ana bölümden oluşan Kendine İhanet özerklik kavramını bütün boyutlarıyla ele alırken, örneklediği hasta profilleriyle, okurun kendi yaşamını 'özerklik' penceresinden sorgulamasına yol açıyor. Arno Gruen bu kitapla, kişinin kendini ortaya koymadaki eksikliğinin özel yaşamında yarattığı sıkıntılar kadar toplumda açtığı gediklere ve uyum içinde yaşamaya indirdiği darbelere de dikkat çekiyor.

Kendine İhanet, Arno Gruen'ün yine Çitlembik Yayınları'ndan çıkan bir diğer kitabı, Normalliğin Deliliği'nin devamı niteliğinde de okunabilecek bir kitap. Bu her iki kitabıyla da Gruen, günümüz toplumunun temel yapıtaşı olan modern bireyin kendisini ve çevresini anlama çabasına bambaşka açılardan ışık tutuyor.
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)

Kitabı okuyanlar 75 okur

  • rabia
  • Taylan çakmak
  • Efna
  • fatih
  • Münip Gaseyan
  • Uğur De Molinari
  • Günebakan
  • DrKlief
  • Apollo
  • Z. Z.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%58.3 (14)
9
%16.7 (4)
8
%20.8 (5)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%4.2 (1)
2
%0
1
%0