Kendine İhanet (Kadın ve Erkekte Özerklik Korkusu)

·
Okunma
·
Beğeni
·
972
Gösterim
Adı:
Kendine İhanet
Alt başlık:
Kadın ve Erkekte Özerklik Korkusu
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
187
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756663462
Çeviri:
Ülkü Hastürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çitlembik Yayınevi
Özerklik nedir? "Özerklik, bir insanın kendi duyguları ve gereksinimleriyle tam anlamıyla uyum içinde olduğu denge durumudur," diyor Gruen bu kitabında. Eksikliği kadar abartılması da sıkıntı yaratan bu duygu durumu, etken ya da edilgen olarak etkileşimde bulunduğumuz çevreye yansıyarak toplumsal yapıyı biçimliyor. İlginç olansa, özerklik ve bizi özerkliğe kavuşturma olasılığı olan her şeyin zamanla içimizde korku uyandırabilmesi.

Altı ana bölümden oluşan Kendine İhanet özerklik kavramını bütün boyutlarıyla ele alırken, örneklediği hasta profilleriyle, okurun kendi yaşamını 'özerklik' penceresinden sorgulamasına yol açıyor. Arno Gruen bu kitapla, kişinin kendini ortaya koymadaki eksikliğinin özel yaşamında yarattığı sıkıntılar kadar toplumda açtığı gediklere ve uyum içinde yaşamaya indirdiği darbelere de dikkat çekiyor.

Kendine İhanet, Arno Gruen'ün yine Çitlembik Yayınları'ndan çıkan bir diğer kitabı, Normalliğin Deliliği'nin devamı niteliğinde de okunabilecek bir kitap. Bu her iki kitabıyla da Gruen, günümüz toplumunun temel yapıtaşı olan modern bireyin kendisini ve çevresini anlama çabasına bambaşka açılardan ışık tutuyor.
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)
Kadın ve erkeğin özerkliği üzerine nitelikli bir kitap.İnsan yaşamının zayıflaması,güç faktörlerinin oluşması,tarihsel gelişimi,üstünlük,hırs gibi unsurların oluşmasının nedenleri ve sonuçları üzerine akademik açıdan değerlendirilecek bir kitap...
Sürekli kahramanlar aramaktayız. Kahramanımız haline getirdiğimiz erkek veya kadın, gerçek insana dönüştüğünde onu terk ederiz. O andan itibaren onu küçümsemeye başlarız.
Her yanımızı çevreleyen kötülüğü affedebiliyorken, başkaldırıyı kesinlikle hoş görmüyoruz; çünkü bizim kötülükle asıl özdeşleştirdiğimiz şey kötülüğün kendisi değil, başkaldırı.
Eğer çocuğa kendisi olduğu için saygı gördüğü ve sevildiği hissettirilmezse, bütün gelişim evrelerinde karşılaştığı çaresizlik önüne geçilemez bir korku halini alır.
Eşimizi veya sevgilimizi ilahlaştırırız. Böylece, karşımızdaki gerçek insana asla yaklaşmak zorunda kalmayız, yaklaştığımız sadece hayalimizdeki görüntüsüdür. Bir gün hayranlığımızı kaybettiğimizde şöyle deriz: "Beni hayal kırıklığına uğrattı."
Eşitliğin en "erkeksi" erkek kadar hırs ve güç peşinde koşma özgürlüğü olduğunu zanneden kadınları gördüğümde, kendi yöntemleriyle sağlıklı kalabilmiş kadınların hemcinsleri tarafından tehdit edildiğini düşünüyor ve endişe ediyorum. Çünkü karşı koymaları gereken sadece erkekler değildir, tehlike listesine bir de özgürlüğün erkeksi zihniyetini kabul etmiş kadınlar da eklenmiştir. Korkuyu görmezden gelebilmek için gücün peşinden koşma "özgürlüğü", onları kadın cinsini aşağı gören erkeklerle bir ittifak içine sokmaktadır. Çaresizlikten kaçan bir kendilik, içinde olup bitenleri çok az anlayabilir, kendi korkuları ve güvensizliğiyle ne yapacağını bilemez ve bu duyguları, aşağılama ve incinmezlik peşinde koşarak reddeder. Bu, tabii ki her iki cins için de boş bir çabadır, çünkü çaresizlik, bu kadar korkulan bir şey olduğu için her köşede pusudadır. Aşağılama ve incinmez olma yarışının sonucu da paranoya, savunma, kılıcını çekme ve silahlanma çılgınlığıdır.
Çocuğun kendi iç dünyasından kaynaklanan gereksinimlerini anlayamayan ebeveynler, onu ileride dış dünyaya bağımlı hale getirmektedir.
Erkekler bir ikilem içindedir. Kendilerini onaylatmak için son derece ihtiyaç duydukları bir unsur olan kadından korkmaktadırlar. Eşsiz olduğumuzu kanıtlamak ve diğer erkeklere üstünlüğümüzü göstermek için bir kadına sahip olma hayaline ihtiyaç duyarız. Buna rağmen, onları nasıl kötüye kullandığımızı saklamak ve kendi aramızdaki rekabetin kazananı olmak için kadını gizliden gizliye hor görürüz. Bu hor görme, çoğu zaman erkeklerin birbirleriyle ilişkilerinin temelini oluşturur. Hepimiz kadını bizden aşağı görürüz. Ama yine de, şartlar ne olursa olsun kadın tarafından kabul edilmek isteriz, hem de kusursuz kahramanlar olarak.

Bu şartlar altında gerçek içtenlik var olabilir mi? İçtenliğin temeli eşitliktir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kendine İhanet
Alt başlık:
Kadın ve Erkekte Özerklik Korkusu
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
187
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756663462
Çeviri:
Ülkü Hastürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çitlembik Yayınevi
Özerklik nedir? "Özerklik, bir insanın kendi duyguları ve gereksinimleriyle tam anlamıyla uyum içinde olduğu denge durumudur," diyor Gruen bu kitabında. Eksikliği kadar abartılması da sıkıntı yaratan bu duygu durumu, etken ya da edilgen olarak etkileşimde bulunduğumuz çevreye yansıyarak toplumsal yapıyı biçimliyor. İlginç olansa, özerklik ve bizi özerkliğe kavuşturma olasılığı olan her şeyin zamanla içimizde korku uyandırabilmesi.

Altı ana bölümden oluşan Kendine İhanet özerklik kavramını bütün boyutlarıyla ele alırken, örneklediği hasta profilleriyle, okurun kendi yaşamını 'özerklik' penceresinden sorgulamasına yol açıyor. Arno Gruen bu kitapla, kişinin kendini ortaya koymadaki eksikliğinin özel yaşamında yarattığı sıkıntılar kadar toplumda açtığı gediklere ve uyum içinde yaşamaya indirdiği darbelere de dikkat çekiyor.

Kendine İhanet, Arno Gruen'ün yine Çitlembik Yayınları'ndan çıkan bir diğer kitabı, Normalliğin Deliliği'nin devamı niteliğinde de okunabilecek bir kitap. Bu her iki kitabıyla da Gruen, günümüz toplumunun temel yapıtaşı olan modern bireyin kendisini ve çevresini anlama çabasına bambaşka açılardan ışık tutuyor.
(Tanıtım Yazısı'ndan Alıntı)

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • Buğday Çiçeği
  • Sezer Kozdibi
  • Ferhat Ergün
  • Ss (Diktatör Olan )
  • Öznur A. A.
  • İrem Öz
  • Noir
  • Meralhlc
  • Tuba Korkmaz
  • Oğuz Albayrak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%71.4 (5)
9
%0
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0