Yalnızlığın Özel Tarihi

6,6/10  (9 Oy) · 
49 okunma  · 
5 beğeni  · 
726 gösterim
Hüsrev Bey, yattığı yerden, acıyla seyrediyordu kadını. Buradan, bu evden, kendisinden ayrılmaya hazırlanması içini burkuyordu, ansızın gelen bu aşk şiddetli bir acıyla hissettiriyordu kendisini, kadının gitmesine engel olmak, gerekirse yalvarmak istiyordu, ilk kez bir insana böylesine bağlanmıştı. Rosemary'den ayrılmak istemiyordu, burada, bu odada ya da başka bir yerde, başka bir evde ama daima Rosemary'yle birlikte olmak istiyordu. Rosemary gidince, her şey de onunla birlikte gidecekti, geriye büyük bir boşluk kalacaktı. O boşluğu taşımaya gücü yetmeyecekti. Rosemary'nin bir şeyler söylemesini bekliyordu. Onun da aynı üzüntüyü paylaştığını söylemesini, yeniden biraz önce yatakta olduğu gibi ağlamasını istiyordu. Rosemary, saçlarını tarayıp usta hareketlerle ensesinde topuz yaptı, ellerinin hareketi Hüsrev Bey'i üzüyordu, o hareketler kendisine yabancıydı, Rosemary'nin saçlarını tarayıp topuz yapmasını daha önce hiç görmemişti, kadında kendisinin tanımadığı en küçük bir harekete, söze, duyguya katlanamıyordu, saçlarını tarayış biçimine bile dayanamıyordu, saçlarını taraması, sanki yatakta aralarında kurulan yakınlığı, sevgiyi, aşkı bozuyordu.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    208
  • ISBN:
    9786051416151
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Elif Şahin 
30 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bence Ahmet Altan Türk edebiyatı içerisinde kendini kanıtlamış bir yazar...kadınları çok iyi çözümlemiş ve onların yaşadıklarını, hissettiklerini çok iyi tasvir edebiliyor..Bence yalnızlığın özel tarihi özellikle insanların kendi iç hesaplaşmalarını bizlere çok başarılı ve direk olarak sunmuş..

Kitaptan 7 Alıntı

Gizem Şahin 
22 Şub 17:07 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Erkeklerin beni beğenmesinden hoşlanıyorum. Güzel bir kadınım. Güzelden de öte etkileyiciyim. Bir yere girdiğim zaman, benim oraya girdigimi, daha beni görmeden farkeder erkekler. Onları, onlara dokunmadan, hiçbir şey söylemeden, hatta onlara bakmadan ele geçiririm, bunu biliyorum. Bunu bildiğim için, erkeklerin bana hayran olacağını bildiğim için, erkekler bana hayran oluyor.

Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 14 - Can Yayınları)Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 14 - Can Yayınları)
Oya bekez 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kendimi terk edip gitmekten korkuyorum,ben beni bırakıp gidiverecegim sanki,bence çıldırmak bu işte,kendimi bırakıp gidivermek,kalan da giden de yabancı olacak bana.

Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 12 - Can)Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 12 - Can)
Gizem Şahin 
22 Şub 16:51 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Kendimi terk edip gitmekten korkuyorum. Ben, beni bırakıp gidivereceğim sanki. Bence çıldırmak bu işte, kendimi bırakıp gidivermek...

Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 12 - Can Yayınları)Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 12 - Can Yayınları)
Gizem Şahin 
22 Şub 16:56 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Çıldırmaktan neden korktuğumu bilmiyorum ama arada bir, sık sık değil, sanki içimde biri varmış, ben onu tutamadan kaçıp gidiverecekmiş duygusuna kapılıyorum. Ya giderse ne yaparım diye düşünüyorum, çaresizlik ürkütüyor beni. Aslında içimde ki herhangi bir parçanın gitmesinden çok, böyle bir şeyden korkmanın delilik olduğunu seziyorum. Beni korkutan da bu korkunun kendisi, bu korkunun varolması beni dehşete düşüren şey...

Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 12 - Can Yayınları)Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 12 - Can Yayınları)
Gizem Şahin 
26 Şub 14:45 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Acı büyüyecek, büyüyecek, sonunda kendi ağırlığı altında parçalanacaktı. Acının en yoğun olduğu an, artık gücünü kaybetmeye başlayacağı andı...

Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 114 - Can Yayınları)Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 114 - Can Yayınları)
Gizem Şahin 
26 Şub 14:52 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Mutsuz insanlar hep bir şeyler beklerler. Bunu biliyorum, çünkü ben de hep bir şeyler bekliyorum. Ama bir şeyler beklediğim için mi mutsuzum, yoksa mutsuz olduğum için mi bir şeyler bekliyorum, onu anlayamıyorum. Hep bir şeyler bekliyorum, bir şeyler... Ama nedir o beklediğim? O her yerde aradığım, her seste, her bakışta, kapının ya da telefonun her çalışında ısrarla bulmaya çalıştığım, hiç bulamayıp da hep bulmayı beklediğim şey ne? Beklediğim şeyin adı yok aslında ama bütün mutsuzlar gibi bende bekliyorum işte. Bir şey bekliyorum, adı olmayan, belki kendisi de olmayan bir şey...

Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 95 - Can Yayınları)Yalnızlığın Özel Tarihi, Ahmet Altan (Sayfa 95 - Can Yayınları)