Yalnızlığın Özel TarihiAhmet Altan

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.050
Gösterim
Adı:
Yalnızlığın Özel Tarihi
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416151
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Hüsrev Bey, yattığı yerden, acıyla seyrediyordu kadını. Buradan, bu evden, kendisinden ayrılmaya hazırlanması içini burkuyordu, ansızın gelen bu aşk şiddetli bir acıyla hissettiriyordu kendisini, kadının gitmesine engel olmak, gerekirse yalvarmak istiyordu, ilk kez bir insana böylesine bağlanmıştı. Rosemary'den ayrılmak istemiyordu, burada, bu odada ya da başka bir yerde, başka bir evde ama daima Rosemary'yle birlikte olmak istiyordu. Rosemary gidince, her şey de onunla birlikte gidecekti, geriye büyük bir boşluk kalacaktı. O boşluğu taşımaya gücü yetmeyecekti. Rosemary'nin bir şeyler söylemesini bekliyordu. Onun da aynı üzüntüyü paylaştığını söylemesini, yeniden biraz önce yatakta olduğu gibi ağlamasını istiyordu. Rosemary, saçlarını tarayıp usta hareketlerle ensesinde topuz yaptı, ellerinin hareketi Hüsrev Bey'i üzüyordu, o hareketler kendisine yabancıydı, Rosemary'nin saçlarını tarayıp topuz yapmasını daha önce hiç görmemişti, kadında kendisinin tanımadığı en küçük bir harekete, söze, duyguya katlanamıyordu, saçlarını tarayış biçimine bile dayanamıyordu, saçlarını taraması, sanki yatakta aralarında kurulan yakınlığı, sevgiyi, aşkı bozuyordu.
(Tanıtım Bülteninden)
Bir gün hiç okumadığımız bir yazarın bir eseriyle tanışırız ve bu eser aynı yazara ait diğer eserleri okumak konusunda bizlere adeta bir referans olur. Çoğu zaman yazarı tanımamıza vesile olan eser, zihninimizde enfes bir tad bıraktığında sonraki eserlerde de aynı etkiyi yakalamak isteriz. Çünkü artık yazarın etki gücüne dair bir seviye oluşmuştur okuyucuda, bilirsiniz. Bu etkiyi diğer eserlerde yakalayamayınca ister istemez iki eseri de yazan aynı yazar mı diye düşünmeden edemiyor insan.

Ahmet Altan'ı 'Kılıç Yarası Gibi' serisiyle tanımıştım. Gerek bu eseri gerek devam niteliğinde olan 'İsyan Günlerinde Aşk' ve 'Ölmek Kolaydır Sevmekten' kitaplarını okuduğumda yazarın üslubu beni fazlasıyla etkilemişti. Sonrasında okuduğum eserlerinde de hep aynı tadı aradım elimde olmadan. Son Oyun, Bir Hayat Bir Hayata Değer ve şimdi de Yalnızlığın Özel Tarihi... Ne yazık ki aynı etkiyi bulmak bir yana, yaptığım okuma sıradan olmaktan öteye gidemedi.

Eserde olaylar birbiriyle kısmen ilintili birkaç karakterin penceresinden ulaşıyor okuyucuya. Biraz Hüsrev Bey'i dinliyoruz, biraz da torunu Nermin'i. Karakterler üzerinden yalnızlık olgusu ele alınmış fakat bu olgudan ziyade yeterince sağlam olmayan kurgu ön plâna çıkmış/ çıkarılmış. İsterdim ki Ahmet Altan, o güzel üslubuyla, kelimeleri dans ettirsin ve bizlere yalnızlığa dair daha derin şeyler hissettirsin. Sürekli duyduğumuz, kimi zaman yaşadığımız, şahit olduğumuz yalnızlık ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi diyebilmek isterdim. Bunu yapabilirdi Ahmet Altan biliyorum ama olmamış.

Eserin bitiminde 'Ne oldu şimdi?' dercesine bir durum yaşadım. Zira sonuna dek 'Altan şimdi beni şaşırtacak' ümidiyle sayfaları çevirdim. Alelacele bağlanmış, tatmin etmeyen bir son ve hayal kırıklığıydı yaşadığım. Güçlü bir etkisi olmayan, vakit geçirmek için okunabilecek bir eser.
Bence Ahmet Altan Türk edebiyatı içerisinde kendini kanıtlamış bir yazar...kadınları çok iyi çözümlemiş ve onların yaşadıklarını, hissettiklerini çok iyi tasvir edebiliyor..Bence yalnızlığın özel tarihi özellikle insanların kendi iç hesaplaşmalarını bizlere çok başarılı ve direk olarak sunmuş..
Sevemeyen ve sevilmeyen bir karakter olan Nermin ve dedesi Hüsrev Bey'in cesaret ve korkularıyla birbirlerini nasıl kabullendikleri ve paylaşamadıkları yalnızlığa nasıl tanık olduklarının hikayesi.
"Cehennemin yedi katı olduğu gibi kadın ruhunun da yedi katı vardır belki de,Haluk'un dediği gibi, bu katlardan hiç biri öbür katta ne olduğunu bilemezdi. "
Ahmet Altan
Sayfa 110 - Can yayınları (10.basım)
"Kadınlar yalnızca kendilerine yapılanlara değil, yapılmayanlara da sinirlenirler kızım..."
Ahmet Altan
Sayfa 176 - Everest Yayınları
"Bütün yaşamı bir cümlenin ucunda asılı kalmış,mutsuz biri olup çıkmıştı. "
Ahmet Altan
Sayfa 10 - Can Yayınları - (10.Basım)
"Yaşayan birine bağlanmak, hayat boyu sürecek bir acıya ve çaresizliğe bağlanmaktı, bu çok açıktı."
Ahmet Altan
Sayfa 128 - Everest Yayınları
"Bazen o kadar istiyorum ki bir insanla kaynaşmayı, bir başka insanın içinde eriyip kaybolmayı, evet tam böyle, istediğim şey bir başka insanın içinde eriyip kaybolmak, ben olmaktan kurtulmak, bir başkasının etinin içinde, güvenle, örselenmekten, incinmekten korkmadan, tam kendim olmadan ama tam olarak başka biri haline de gelmeden yaşamak. Ama yapamıyorum işte, tam birisine yaklaşırken birden bana bir yabancı gibi gözüküveriyor, düşman bir yabancı gibi, ya sesleri ya vücutlarının ısısı ya gülümsemeleri, işte her neyse bir şeyleri bana yabancı geliveriyor."
Ahmet Altan
Sayfa 82 - Everest Yayınları
"Aferin... Bilmeyeceksin işte, hayatı bilmeyeceksin... hiç kimse de bilmez,yalnızca aptallar bildiklerini sanırlar. "
Ahmet Altan
Sayfa 105 - Can Yayınları (10.Basım)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnızlığın Özel Tarihi
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051416151
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Hüsrev Bey, yattığı yerden, acıyla seyrediyordu kadını. Buradan, bu evden, kendisinden ayrılmaya hazırlanması içini burkuyordu, ansızın gelen bu aşk şiddetli bir acıyla hissettiriyordu kendisini, kadının gitmesine engel olmak, gerekirse yalvarmak istiyordu, ilk kez bir insana böylesine bağlanmıştı. Rosemary'den ayrılmak istemiyordu, burada, bu odada ya da başka bir yerde, başka bir evde ama daima Rosemary'yle birlikte olmak istiyordu. Rosemary gidince, her şey de onunla birlikte gidecekti, geriye büyük bir boşluk kalacaktı. O boşluğu taşımaya gücü yetmeyecekti. Rosemary'nin bir şeyler söylemesini bekliyordu. Onun da aynı üzüntüyü paylaştığını söylemesini, yeniden biraz önce yatakta olduğu gibi ağlamasını istiyordu. Rosemary, saçlarını tarayıp usta hareketlerle ensesinde topuz yaptı, ellerinin hareketi Hüsrev Bey'i üzüyordu, o hareketler kendisine yabancıydı, Rosemary'nin saçlarını tarayıp topuz yapmasını daha önce hiç görmemişti, kadında kendisinin tanımadığı en küçük bir harekete, söze, duyguya katlanamıyordu, saçlarını tarayış biçimine bile dayanamıyordu, saçlarını taraması, sanki yatakta aralarında kurulan yakınlığı, sevgiyi, aşkı bozuyordu.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 89 okur

  • İlya İlyiç Heisenberg
  • Muhtesim Yiğit
  • Leylim Ley
  • BilgeSevgi
  • Ahmet Kaya
  • şefik barkın
  • Özgür Coşkun
  • pina
  • hakan lal
  • Ahmet

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.7
25-34 Yaş
%23.2
35-44 Yaş
%53.6
45-54 Yaş
%10.7
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.9
Erkek
%34.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.4 (4)
9
%0
8
%39.1 (9)
7
%13 (3)
6
%13 (3)
5
%4.3 (1)
4
%8.7 (2)
3
%4.3 (1)
2
%0
1
%0