Geri Bildirim

Dört Mevsim SonbaharAhmet Altan

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.111
Gösterim
Adı:
Dört Mevsim Sonbahar
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
224
ISBN:
9786051416144
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Hiç lacivert göz görmedim ama lacivert gözleri severim. Lacivert gözlerin derinliklerinde, bilinmeyen diyarlardan maceraperest seyyahların getirdiği anlamlar yatar. Bence tabii...
Dışarıda cıvıltılı bir ilkyaz güneşi, tazelenen ve yeniden doğan dünyanın yeşillikleri üstüne, işveli bir salıntıyla sıcacık altın tozları serpiştiriyor. Ben, senin için ey kari, bir roman yazıyorum. Kapı çalınıyor. Kim geldi acaba? Kimi istersem, kimin ismini yazarsam o gelir, Yazmanın bu yararı var işte, küçük bir işaretle, canımın istediğini getiririm. İstersem fikrimi değiştiririm, Kim ne yapabilir? Hadi bakalım, kapının zili çalmadı, gelen giden yok. Tamam mı?
Yoo, tamam değil, çünkü fikrimi yeniden değiştiriyorum, zil çalıyor ve Ali, yani kardeşim geliyor. Karşımdaki koltuğa oturuyor, biryandan da önümdeki kâğıtlarla daktilo makinesine şöyle bir göz atıyor. "Ne yapıyorsun?" "Roman yazıyorum."
Haksız yere azarlanmış bir çocuk gibi, bir an irkilerek anlamadan bakıyor yüzüme. "Niye?"
Daha önce Ahmet Altan'ın Tehlikeli Masallar kitabını okumuştum ikisi de birbirinden güzel yazarın rahatlığı iki kitapta dikkat çekiyor. Dikkat çeken bir konu da cinsellik. Yazarın muhafazakar bir toplumda cinselliği böyle rahat anlatması çok hoşuma gidiyor. Cinselliği farklı boyutlarıyla anlatıyor. bazen severek bazen sırf canı istediği için ilişkiye giriyor. Yanlış gördüğümüz, yadırgadığımız bazı davranışlar çok basitmiş hatta bir albenisi varmış gibi işleniyor. Aşk, boşvermişlik, lakayt tavırlar, sevgi, yalnızlık yazar kitabında hayatla ilgili her şeye yer vermiş, altı çizilecek çok yer var kalemim hep yanımda okudum. Olumlu ve olumsuz eleştiride bulunulabilecek bir kitap, değişime açık insanlar okumadan geçmemeliler.
Eğer ilk defa bir ALTAN kitabı okuyacaksanız bu kitaptan başlamayın derim. Ancak benim gibi tüm kitaplarını okumuşsanız, yazarın geçirdiği evrimi gözlemleyebileceğiniz bir fırsat sunmakta bu ilk kitap.

Benzer kitaplar

Ahmet Altan ve yine beni kendine hayran bırakan bir dil. Ahmet Altan'ı çok seviyorum. Okurken inanılmaz keyif alıyorum. Dört mevsim sonbahar yazarın ilk kitabı olma özelliğini taşıyor. Kitaptaki kahraman aynı zamanda kitap yazan bir yazar. Yaşattığı kahramanlar ile ilgili düşündüğü her olay gerçekte de benzer şekilde ilerliyor. Çok güzel bir kitap gerçi yazar Ahmet Altan olunca ben biraz fanatik davranıp yorum yapabilirim. Ama bunu anlamak içinde okuyup görmelisiniz
Bu okuduğum ilk Ahmet Altan kitabıydı. Bildiğim kadarıyla yazarın da ilk kitabı. Konusu çok garip ve etkileyici. Roman içinde roman tarzını başarıyla kullanmış ve bu kitapta da bu olay var. Ama en sevdiğim yönü yazarın direk bizimle konuşması, kitabın arkasındaki yazıları okursanız anlarsınız. Umarım sadece bu kitaba has bir güzellik değildir bu. Çünkü Ahmet Altan'ın daha birçok kitabını okuyacağıma eminim :)
Acılarımıza bile sahip çıkamıyoruz... Ne yok edebiliyoruz onları ne de besleyip büyütebiliyoruz, yozlaştırıp küçük kızgınlıklara dönüştürüyoruz.
Yanlızca yeteneksizler en iyisini yapmak ister , yetenekliler yapar oğlum.
Gerçekten içim acıdığı zaman acımı gösteremiyorum, bu yüzden de gerçek acılar hep saklı kalıyor, sahte acılar dolaşıyor ortada.
Güneş yeni başlayan bir aşk gibi , usandirmadan ısıtıyor insanın içini .
Yaşam bir oyun değildir kızım . Yaşam elektrik gibidir ,yanlış yere dokunun mu çarpar, öldürür insanı...
“Canım istemiyor, ama uzatmamak için sarılıyorum. Sevgi’nin hırçınlıklarını anlıyorum şimdi. Sevilmemek insanın içini soğutuyor gerçekten. İçim soğuyor, ama bu yakıcı bir soğukluk, değdiği her yeri yakıp kavuruyor...”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dört Mevsim Sonbahar
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
224
ISBN:
9786051416144
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Hiç lacivert göz görmedim ama lacivert gözleri severim. Lacivert gözlerin derinliklerinde, bilinmeyen diyarlardan maceraperest seyyahların getirdiği anlamlar yatar. Bence tabii...
Dışarıda cıvıltılı bir ilkyaz güneşi, tazelenen ve yeniden doğan dünyanın yeşillikleri üstüne, işveli bir salıntıyla sıcacık altın tozları serpiştiriyor. Ben, senin için ey kari, bir roman yazıyorum. Kapı çalınıyor. Kim geldi acaba? Kimi istersem, kimin ismini yazarsam o gelir, Yazmanın bu yararı var işte, küçük bir işaretle, canımın istediğini getiririm. İstersem fikrimi değiştiririm, Kim ne yapabilir? Hadi bakalım, kapının zili çalmadı, gelen giden yok. Tamam mı?
Yoo, tamam değil, çünkü fikrimi yeniden değiştiriyorum, zil çalıyor ve Ali, yani kardeşim geliyor. Karşımdaki koltuğa oturuyor, biryandan da önümdeki kâğıtlarla daktilo makinesine şöyle bir göz atıyor. "Ne yapıyorsun?" "Roman yazıyorum."
Haksız yere azarlanmış bir çocuk gibi, bir an irkilerek anlamadan bakıyor yüzüme. "Niye?"

Kitabı okuyanlar 72 okur

  • Özgür Coşkun
  • Goksen
  • Sevda
  • Yasin Can Gezici
  • Sungur Aslan
  • Melek Güven
  • Burcunur Kurt
  • Serap Özbek
  • Cüneyt Karaağaç
  • YUSUF OVALI

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%7.5
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%50
45-54 Yaş
%17.5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.7
Erkek
%42.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.8 (4)
9
%13.8 (4)
8
%37.9 (11)
7
%17.2 (5)
6
%6.9 (2)
5
%3.4 (1)
4
%0
3
%0
2
%3.4 (1)
1
%3.4 (1)