Bilmek ve İstemek

7,8/10  (4 Oy) · 
28 okunma  · 
1 beğeni  · 
837 gösterim
"Karanlıktan şikâyet eder, bir bütün olarak varoluşun anlamını, fakat özellikle de bizimle bütün arasındaki münasebeti anlamadan ömrümüzü tükettiğimizden yakınırız. Şu halde sadece hayatımız kısa değildir, fakat bilgimiz de bütünüyle onunla sınırlıdır; çünkü ne doğumumuzdan önceki zamana ne de ölümümüzden sonraki zamana bakabiliriz. O nedenle bilincimiz, deyim yerindeyse, geceleyin bir an için çakıp sönen bir şimşekten başka bir şey değildir. Dolayısıyla sanki bir ifrit, şaşkınlığımızdan [ve onun verdiği sıkıntı ve tedirginlikten] şeytanca bir zevk almak için bilgimizin kalanının tamamını bizden muzırca bir niyetle esirgemiş gibidir.

Bizim hayatımız ölümden alınmış bir borç olarak görülebilir; uyku da bu durumda bu borç için her gün ödenen faiz olacaktır. Ölüm açıkça kendisinin bireyin sonu olduğunu ilan eder, fakat onda yeni bir varlığın tohumu yaşamaya devam eder."

Eğer bilmemiz gerektiği gibi bilseydik, istememiz çocukların istemesinden farksız olur muydu? Ve böyle sınırsız sorumsuz istemeyle dünya bugün olduğu gibi yangın yerine döner miydi?
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    6050201482
  • Çeviri:
    Ahmet Aydoğan
  • Yayınevi:
    Say
  • Kitabın Türü:
Simge 
18 Nis 19:36 · Kitabı okudu · 3 günde

Schopenhauer deyince aklıma Roberto Benigni'in Hayat Güzeldir adlı filminden bir sahne gelir: "Schopenhauer'a göre iradenle her şeyi yapabilirsin. Yani ne olmak istiyorsam oyum dersin. Mesela uyuyan biri olmak istiyorsan uyuyorum, uyuyorum, uyuyorum dersin ve uyku başlayıverir."

Schopenhauer felsefesinin anlatıldığı kitap temelde iki bölümden oluşuyor. İlk dört alt başlık filozofun felsefesini anlattığı bölüm olmakla beraber son bölümde yer alan beşinci alt başlık bu felsefenin yorumunu oluşturuyor.

Filozofun felsefesine göre irade; istenç, kendinde şey, duyularla algılanamayan varlıktır. Bu istencin temelinde ihtiyaçlar vardır. İhtiyaçlar aşırı hale gelirse ortaya acı ve ıstırap çıkacaktır. Şiddetli arzuların kesilme safhası Nirvana denilen asıl amaca yani hiçlik durumuna kavuşturur. Fenomen ise duyularla algılanan varlığın şekilsel halidir. Ancak fenomenler bizi doğruya ulaştırmaz. Onlar yalnızca birer yansımadır. Yaşam acı, ıstırap ve aldatıcı fenomenler dünyasıdır. Bilinç ve beden olarak fenomenin nihaî bir sonu vardır ancak kendinde şey olarak irade asıl gerçekliktir. Yani "Dünya benim tasavvurumdur." (s.75).
Schopenhauer bu yanılsama fenomenlerine karşın Kant felsefesinin savunucusudur.

İrade deneni biliyorum. Varlığın temeli olarak ona inanıyorum. Fenomen dünya yansımalarının ıstırabından sıyrılmak için ölüm kurtuluşunu istiyorum düşüncesiyle ölüm, bedenî hiçlik, yok oluş, buna karşın ölüm sonrası hayat ele alınır. "Ölüm açıkça kendisinin bireyin sonu olduğunu ilan eder, fakat onda yeni bir varlığın tohumu yaşamaya devam eder. Dolayısıyla ölenlerin hiçbiri ebediyen ölmez; fakat aynı zamanda doğan hiçbir şey bütünüyle ve temelli yeni bir varoluşa kavuşmaz." (s.81)

Kant felsefesinin yanısıra Buda ve Hint öğretisiyle de paralel seyreden filozof Doğu düşüncesini temel alır. Ölümünden sonra açılan kitaplığında yer almış eserler incelenir ve Doğu düşüncesiyle ilgili eski dönem eserler dahil yüz elliye yakın kitap olduğu ortaya çıkar.

Ahmet Kaya 
22 Tem 20:40 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Felsefesi çok derin ve gerçekten düşündürücü. Ama kitabın çevirisinden mi yoksa çevirmenin söylediği gibi metnin kendisinden mi kaynaklı bilemem ama dili oldukça ağır. Çok üst seviye bir metin.

Kitaptan 9 Alıntı

Simge 
16 Nis 15:29 · Kitabı okudu · İnceledi

Eğer kısa bir hayattan sonra bireyleri yok ettiği için dünya ruhunu suçlasaydık bize şöyle söylerdi: "Şimdi bak bu bireylere; onların kusurlarına, saçmalıklarına, bedhah ve menfur vasıflarına! Bunların sonsuza dek sürüp gitmesine izin mi vereyim?"

Bilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer (Sayfa 85)Bilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer (Sayfa 85)
Leyla 
26 Ağu 21:59 · Kitabı okudu

Bizim hayatımız ölümden alınmış bir borç olarak görülebilir; uyku da bu durumda bu borç için her gün ödenen faiz olacaktır. Ölüm açıkça kendisinin bireyin sonu olduğunu ilan eder, fakat onda yeni bir varlığın tohumu yaşamaya devam eder.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer
Simge 
16 Nis 13:46 · Kitabı okudu · İnceledi

Eğer her şeyi bilmekten hoşlanan ama hiçbir şey öğrenmek istemeyen şu kalabalık güruhtan biri günlük konuşma esnasında ölümden sonra hayatın devam edip etmeyeceğini sorarsa en uygun ve haddi zatında en doğru cevap şudur: " Öldükten sonra doğmazdan evvel neysen ve nasılsan öyle olacaksın." Çünkü bu zorunlu olarak bir başlangıcı olan varoluş türünün bir sonunun olamayacağı iddiasının saçmalığını akla getirmektedir; fakat buna ilave olarak o iki varlık ve dolayısıyla iki yokluk türü olabileceği imasını da içinde barındırmaktadır.

Bilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer (Sayfa 70)Bilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer (Sayfa 70)
Leyla 
27 Ağu 16:02 · Kitabı okudu

Dünyanın bütün merkezi her canlı varlığın içindedir ve bu sebepten ötürü onun kendi mevcudiyeti onun için mevcudun tamamıdır. Bencillik de buna dayanır.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer
Leyla 
26 Ağu 21:51 · Kitabı okudu

Bir kimse varolan her şeyin zayıflığının, beyhudeliğinin ve rüya gibi gelip geçiciliğinin ne kadar açık biçimde idrakindeyse kendi hakiki iç özünün sonsuzluğunun sınırsızlığının da o derece açık farkındadır.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer

Doğuştan gelen bir kusurumuz var; hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimizi sanıyoruz. Bu kusurumuzu gideremedikçe, dünya gözümüze çelişkilerle dolu bir yer görünecektir. Çünkü her adımımızda, ister büyük ister küçük bir şey yapmış olalım, dünyanın ve insan hayatının, mutlu bir yaşam sürdürmeye olanak verecek biçimde tasarlanmadığını anlayacağız. İşte bu yüzden bütün yaşlıların yüzlerinde aynı ifadeyi, yani düş kırıklığını görmek mümkündür.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer
İbrahim Karabaş 
01 Mar 22:59 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Şimdi tabiat eğer en iç çekirdeği zamansız, dolayısıyla bütünüyle yok olmayan bir şey, fenomenlerinden tamamen farklı bir kendinde şey, maddi-fiziki her şeyden farklı olan metafizik bir şey olmasaydı sonsuz zaman boyunca yılıp yorulmaksızın formların muhafazasına ve bireylerin yenilenmesine, hayat sürecinin sayısız tekrarına nasıl güç yetirebilirdi? O en içerdeki çekirdek veya öz hepimizdeki ve herşeydeki iradedir.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer

Ölümün onu yok edeceğini düşünmek bütün mevcudiyetin münhasıran ondan çıktığını düşünmek kadar saçma ve manasızdır.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer