Bilmek ve İstemek

8,0/10  (2 Oy) · 
22 okunma  · 
0 beğeni  · 
728 gösterim
"Karanlıktan şikâyet eder, bir bütün olarak varoluşun anlamını, fakat özellikle de bizimle bütün arasındaki münasebeti anlamadan ömrümüzü tükettiğimizden yakınırız. Şu halde sadece hayatımız kısa değildir, fakat bilgimiz de bütünüyle onunla sınırlıdır; çünkü ne doğumumuzdan önceki zamana ne de ölümümüzden sonraki zamana bakabiliriz. O nedenle bilincimiz, deyim yerindeyse, geceleyin bir an için çakıp sönen bir şimşekten başka bir şey değildir. Dolayısıyla sanki bir ifrit, şaşkınlığımızdan [ve onun verdiği sıkıntı ve tedirginlikten] şeytanca bir zevk almak için bilgimizin kalanının tamamını bizden muzırca bir niyetle esirgemiş gibidir.

Bizim hayatımız ölümden alınmış bir borç olarak görülebilir; uyku da bu durumda bu borç için her gün ödenen faiz olacaktır. Ölüm açıkça kendisinin bireyin sonu olduğunu ilan eder, fakat onda yeni bir varlığın tohumu yaşamaya devam eder."

Eğer bilmemiz gerektiği gibi bilseydik, istememiz çocukların istemesinden farksız olur muydu? Ve böyle sınırsız sorumsuz istemeyle dünya bugün olduğu gibi yangın yerine döner miydi?
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    6050201482
  • Çeviri:
    Ahmet Aydoğan
  • Yayınevi:
    Say
  • Kitabın Türü:
Simge 
18 Nis 19:36 · Kitabı okudu · 3 günde

Schopenhauer deyince aklıma Roberto Benigni'in Hayat Güzeldir adlı filminden bir sahne gelir: "Schopenhauer'a göre iradenle her şeyi yapabilirsin. Yani ne olmak istiyorsam oyum dersin. Mesela uyuyan biri olmak istiyorsan uyuyorum, uyuyorum, uyuyorum dersin ve uyku başlayıverir."

Schopenhauer felsefesinin anlatıldığı kitap temelde iki bölümden oluşuyor. İlk dört alt başlık filozofun felsefesini anlattığı bölüm olmakla beraber son bölümde yer alan beşinci alt başlık bu felsefenin yorumunu oluşturuyor.

Filozofun felsefesine göre irade; istenç, kendinde şey, duyularla algılanamayan varlıktır. Bu istencin temelinde ihtiyaçlar vardır. İhtiyaçlar aşırı hale gelirse ortaya acı ve ıstırap çıkacaktır. Şiddetli arzuların kesilme safhası Nirvana denilen asıl amaca yani hiçlik durumuna kavuşturur. Fenomen ise duyularla algılanan varlığın şekilsel halidir. Ancak fenomenler bizi doğruya ulaştırmaz. Onlar yalnızca birer yansımadır. Yaşam acı, ıstırap ve aldatıcı fenomenler dünyasıdır. Bilinç ve beden olarak fenomenin nihaî bir sonu vardır ancak kendinde şey olarak irade asıl gerçekliktir. Yani "Dünya benim tasavvurumdur." (s.75).
Schopenhauer bu yanılsama fenomenlerine karşın Kant felsefesinin savunucusudur.

İrade deneni biliyorum. Varlığın temeli olarak ona inanıyorum. Fenomen dünya yansımalarının ıstırabından sıyrılmak için ölüm kurtuluşunu istiyorum düşüncesiyle ölüm, bedenî hiçlik, yok oluş, buna karşın ölüm sonrası hayat ele alınır. "Ölüm açıkça kendisinin bireyin sonu olduğunu ilan eder, fakat onda yeni bir varlığın tohumu yaşamaya devam eder. Dolayısıyla ölenlerin hiçbiri ebediyen ölmez; fakat aynı zamanda doğan hiçbir şey bütünüyle ve temelli yeni bir varoluşa kavuşmaz." (s.81)

Kant felsefesinin yanısıra Buda ve Hint öğretisiyle de paralel seyreden filozof Doğu düşüncesini temel alır. Ölümünden sonra açılan kitaplığında yer almış eserler incelenir ve Doğu düşüncesiyle ilgili eski dönem eserler dahil yüz elliye yakın kitap olduğu ortaya çıkar.

Kitaptan 22 Alıntı

Simge 
16 Nis 15:29 · Kitabı okudu · İnceledi

Eğer kısa bir hayattan sonra bireyleri yok ettiği için dünya ruhunu suçlasaydık bize şöyle söylerdi: "Şimdi bak bu bireylere; onların kusurlarına, saçmalıklarına, bedhah ve menfur vasıflarına! Bunların sonsuza dek sürüp gitmesine izin mi vereyim?"

Bilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer (Sayfa 85)Bilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer (Sayfa 85)

Bizim hayatımız ölümden alınmış bir borç olarak görülebilir, uyku da bu durumda bu borç için her gün ödenen faiz olacaktır. Ölüm açıkça kendisinin bireyin sonu olduğunu ilan eder fakat onda yeni bir varlığın tohumu yaşamaya devam eder.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer
Simge 
16 Nis 13:46 · Kitabı okudu · İnceledi

Eğer her şeyi bilmekten hoşlanan ama hiçbir şey öğrenmek istemeyen şu kalabalık güruhtan biri günlük konuşma esnasında ölümden sonra hayatın devam edip etmeyeceğini sorarsa en uygun ve haddi zatında en doğru cevap şudur: " Öldükten sonra doğmazdan evvel neysen ve nasılsan öyle olacaksın." Çünkü bu zorunlu olarak bir başlangıcı olan varoluş türünün bir sonunun olamayacağı iddiasının saçmalığını akla getirmektedir; fakat buna ilave olarak o iki varlık ve dolayısıyla iki yokluk türü olabileceği imasını da içinde barındırmaktadır.

Bilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer (Sayfa 70)Bilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer (Sayfa 70)

İçeriye doğru bakarak her birey iç varlığını tanır, ki bu onun iradesi, kendinde şey, dolayısıyla her yerde tek gerçek olandır.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer

Her kim ki varlığının mevcut hayatıyla sınırlı olduğunu tasavvur eder, o kendisinin canlı bir hiç olduğunu düşünür; otuz yıl önce hiçti, otuz yıl sonra yine bir hiç olacak.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer

Eğer her şeyi bilmekten hoşlanan ama hiçbir şey öğrenmek istemeyen şu kalabalık güruhtan biri günlük konuşma esnasında ölümden sonra hayatın devam edip etmeyeceğini sorarsa en uygun ve haddi zatında en doğru cevap şudur: "Öldükten sonra, doğmazdan evvel neysen ve nasılsan öyle olacaksın."

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer

Bir kimse varolan her şeyin zayıflığının, beyhudeliğinin ve rüya gibi gelip geçiciliğinin ne kadar açık biçimde idrakindeyse kendi hakiki iç özünün sonsuzluğunun sınırsızlığının da o derece açık farkındadır. Çünkü şeylerin bu ilk niteliği ancak sonrakinin sağladığı karşıtlık sayesinde bilinir; nitekim içinde bulunduğumuz geminin ne kadar hızla yol aldığını geminin kendisine değil sabit kıyıya bakarak algılarız.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer

Yola çıkarken ileri sürdüğüm önerme: "Dünya benim tasavvurumdur."dan sonra: "önce ben varım, daha sonra dünya" önermesine geliyoruz. Ölümü yok olmayla karıştırma tehlikesine bir panzehir olarak buna sıkı sıkıya sarılmalıyız.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer

Kural olarak her iyi kişinin ölümü rahat ve huzur içinde gerçekleşir; fakat isteyerek ölmek, seve seve ölmek, neşeyle ölmek hayattan el etek çekmiş olanın, "yaşama iradesi"nden vazgeçip onu yadsımış olanın ayrıcalığıdır. Çünkü sadece o salt görünüşte değil gerçekten ölmeyi ister ve dolayısıyla o kişiliğinin sürmesine ne ihtiyaç duyar ne de böyle bir şeyi arzu eder. O bile isteye bildiğimiz varoluşu terk eder; ona bunun yerine gelen bizim gözümüzde hiçliktir, çünkü bunun karşısında bizim varoluşumuz hiçliktir.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer

Herkes bir zamanlar bir başka varlık tarafından yoktan yaratılmış bir varlıktan farklı bir şey olduğunu hisseder. Onun içindeki ölümün varlığını değil fakat hayatını sona erdirebileceği kanaati işte buradan doğar.
İnsan canlı bir hiçten başka bir şeydir ve hatta hayvan da öyledir.

Bilmek ve İstemek, Arthur SchopenhauerBilmek ve İstemek, Arthur Schopenhauer
3 /