İnsanlar neden hayal eder ki. Hayal ne işe yarar. Hayal insanı mutlu mu eder? Şu an bir hayal kursak nerede ne yapıyorduk acaba. Belki tatildeyiz, belki yine hayalimizdeki insanın yanındayız, belki olmak istediğimizi, düşlemekteyiz. Hayal olmak istenilen ve yapılmak istenilen şeylerin düşünülmesinden ibaret bir beyin işlevi mi? Yani insanın bir nevi amacı mı acaba? Peki hayal kurdunuz, daldınız gittiniz. Belki farkında olmadan gülümsemeye bile başladınız. Hiç başınıza geldi mi? Hiç yolda giderken hayallerinize dalıp farkında olmadan güldünüz ve etrafınızdaki insanlar da sizinle dalga geçecek diye bunu saklamaya çalıştınız mı? Müzik bir de değil mi? Hele böyle sevdiğiniz bir şarkı olursa değme hayal kurmanın keyfine. Utanmayın, söyleyin. Şu an bile bu yazıyı okuyan insanların nasıl yolda giderken hayal kurduklarını hatırladıklarını, bununla beraber hayallerini tekrardan hayal edip yine gülmeye başladıklarını düşündükçe, hayal ettikçe farkında olmadan gülüyorum. Ben de sizden biriyim merak etmeyin.
Peki hayallerinizden sonra gerçek dünyaya dönünce ne yapıyorsunuz. Hayal insanı mutlu eder mi diye bu yüzden sordum. Hayaller dünyası güzeldir ama gerçek hayata dönünce insanda bir burukluk bırakır. Hayalleriniz bitmez muhakkak onları kesen bir şeyler ya da birileri olmuştur. Belki babanız, anneniz, belki de arkadaşınız size seslenmiştir. Ya da otobüste yanında oturduğunuz adam geçmek için sizden izin istemiştir ya da ineceğiniz durağa gelmişsinizdir. Sonrası…. Sonrası gerçek hayat. Hani bir laf var ya. Hayaller ve hayatlar… Hayallerinizde kalmanız dileğiye…