"...Sığınmasının kabul edilmesini dileyen padişah şöyle yazmıştı:
«Dersaadet işgal kuvvetleri başkumandanı general sir Harrington cenaplarına:
İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden İngiltere devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul'dan mahalli ahare naklimi talep ederim, efendim.
16 teşrinisani 1922 Halifei müslimin Mehmet Vahidettin»
"Faşizmin kesin zafere ulaştığından tamamen emin olduğu gün, dünya kanın içinde boğulacaktır. Faşizmin yeryüzünde silahlı düşmanı kalmadığı anda, çocukları, kadınları ve yaşlıları öldüren cellatlar hiçbir sınır tanıma yacaklardır. Zaten faşizmin en büyük düşmanı insandır."
(Mezarlık çalışanı ))"Habire gömüyorlar, ama hiçbirinin uğurlayanı yok,” dedi biri. "Barış zamanı burası nasıl olur bilir misin, bir tabut, arkasında belki yüz kişi çiçek taşırlar.”
"Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer.
Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar."