Fikir dağarcıkları bundan ibaretti, işe gir! İşe git!
Ablası konuşurken zavallı aptal köleler diye düşünüyordu.
Dünyanın güçlülere ait olmasında şaşacak bir şey yoktu. Köleler, kendi köleliklerine saplantıyla bağlıydı. İş, önünde secde edip tapındıkları altın puluydu onların.
Sayfa 394 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
, Şunlara bak, şunlara!' diye haykırıyordu.
'Hepsi benim! Üstelik bedava. İstersem gidip şu ağacın altında bin yıl yatar uyurum. ‘
Hadi Mart, gel, atalım kendimizi dışarı. Ne diye bi an daha bekleyelim...
Orada hiçbi şey yapmama ülkesi, benim de o ülkeye bi biletim var... hem de sırf gidiş, anasını satayım.
Sayfa 180 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Sokakta rastladığım işçi sınıfına mensup adamların çoğunun ne iş yaptığını bir bakışta söyleyebilirim. Bana bakın. Neden böyle yalpalaya yalpalaya yürüyorum? Denizde geçirdiğim yıllar yüzünden.
Aynı yılları sığır güderek geçirseydim, genç ve esnek bedenimle şimdi yalpalamayacaktım, ama bu sefer de çarpık bacaklı olacaktım. O kız da aynı. 
Ancak sert olarak tanımlayabileceğim gözlerini gördünüz. Hiç kimse tarafından korunup kollanmamış. Hep kendi başının çaresine bakmış.
“ Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olmaz.” mesela ..
Mesela sizinki gibi olmaz.
Sayfa 121 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Öğretmenlerin de hızı böyledir. En yavaş ögrencilerinin hızında öğretmeleri gerekir.
Bense ögretmenlerin sınıf ortalamasına göre belirlediği hızdan çok daha hızlı gidebilirim."
“ En hızlı giden, yalnız gidendir.” dedi Ruth.
Sayfa 103 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu