Hande Ustamahmut

Hande Ustamahmut
@HandeUstamahmut
X: Hande Ustamahmut/Instagram:Hande Ustamahmut/ *Paylaştığım alıntılardaki her görüş, onayladığım anlamına gelmez.*
Sosyolog/Köşe Yazarı/Eğitimci
Yüksek lisans/Doktora
İstanbul
İstanbul
23 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
Ya hep ya da hiç şeklinde saçma bir zihniyetle hareket etmek, her zaman tehlikelidir. Her şey itidalli olduğunda güzeldir; aksi takdirde, nominalizmin kıskacından kurtulamazsınız!
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
XVII. yüzyıl monarşisi Kartezyen Tanrı kavramında “yansıyan” gerçek monarşi olarak tanımlandığında, bu, egemenlik kavramının sosyolojisi değildir. Buna karşılık, bu dönemin egemenlik kavramının sosyolojisi, monarşinin tarihi-siyasi varlığının, o zamanki Batı A vrupa insanının genel bilinç düzeyine uygun olduğu ve tarihisiyasi gerçekliğin hukuksal yapısının, yapısı metafizik kavramlarınki ile örtüşen bir kavram bulabildiğini de göstermelidir. Nasıl sonraki bir devrin bilincinde demokrasi netlik kazandıysa, monarşi de o zamanın bilincinde bu yolla netlik kazandı. Böylece, hukuki kavramların bu tür bir sosyolojisinin ön koşulu radikal bir kavramsallaştırma, yani metafizik ve teolojiye itilen bir mantıktır. Siyasi İlahiyat
Alıntı
Artan teknolojik imkanlarla, sanal oyun ve eğlence dünyası, bazı insanlar için giderek daha cazip bir hale geliyor. Günde beş saatini, hatta daha fazlasını bilgisayar ve televizyon başında geçiren insanlarda, psikosomatik ve nefs sağlığı açısından özel durumlar oluşabiliyor. Zamanla bu bağımlılık, genetik ve patolojik yatkınlıkları tetikleyip şizofreni benzeri durumlara yol açabiliyor.
Alıntı
Günümüzde ise sistemli olarak insanları bedenleri olduğuna ikna etmekte ısrar ediliyor. İşte burada tuhaf bir şey var. Beden kanıtın kendisi değil miydi? Öyle görünüyor ki hayır: Bedenin statüsü bir kültür olgusudur. Hangi kültür olursa olsun bedenle ilişkinin örgütlenme tarzı şeylerle ilişkinin örgütlenme tarzını ve toplumsal ilişkilerin örgütlenme tarzını yansıtır. Kapitalist bir toplumda özel mülkiyetin genel statüsü aynı zamanda bedene, toplumsal pratiğe ve bu pratiğin zihindeki temsiline de uygulanır. Geleneksel düzende, örneğin köylüde bedeni narsisik kuşatma, gösterisel algılama değil, emek süreci ve doğayla ilişki aracılığıyla ulaşılmış araçsal/büyülü bir beden görüşü vardır.
Alıntı