Boş kalbim tangırdarken göğüs kafesimin içinde, duymazdan geldim, sever gibi yaptım birilerini, sevdim de belki, yani biraz. Ama işte bilirsin, üstünde durmadım çok. Zaman da girince araya, unuttum gitti, hepsini, her şeyi.
İki Irmak onlar ikisininde birleştiği büyük bir ırmağa dönüşmeden önce ayrı ayrı akıp geldikleri kumullu yataklar, mecralar, kimyalar var. Benim var olmam için birbirlerine doğru akmış bu iki ırmağın birleştiği yerde milyonlarca ihtimal arasında mümkünlerden bir mümkünüm sadece ben.
19 yüzyılda yazılmış bir başyapıt. İki asır önce yazılmış bu kitap konusuyla edebi diliyle sizi öyle bir etkiliyor ki kısa sürede bitirmenize neden oluyor. Okunması her ne kadar kısa olsa da insanda yarattığı etki uzun süre geçmiyor. Ben kitabın en güzel yerinin sonu olduğu düşünmekteyim.(sonu harikulade) Benim gibi düşünen okurlar varsa kesinlikle tavsiye ederim.