Vicdan, gücümüzü ve irademizi duyduğumuz bir durum. Utanç ise kendi gücümüzü ve irademizi bizden çalan bir öz-kısıtlama. İyi olanı vicdanımız da seçmek mümkünken utanma nedeniyle kötüden kaçınmamız övülmemeli. Utanç, ilişkisel bir duygu. İlk sosyal duygu olarak tanımlanıyor. Hiç kimsenin olmadığı yerde de kötüden kaçınmak oysa meziyet. Utanmamızı isteyen kişi 'o kişiden' ve/veya 'başkalarından' utanmamızı istiyor. Onlar önünde eğilmemizi. Bu, davranışımızdan pişman olmak demek değil. Onu irademizle değiştirmeye karar vermek değil. Utanmak, vicdanımızla, tek başımıza hissettiğimiz bir şey değil.