uzun zamandır polisiye tarzı bir kitap okumamıştım ve farklı tarzda bir kitap okumak beni mutlu etti. kitabın kurgusu, Paul Auster' ın kendisi ile olan ilginç diyalogları farklı bir lezzet vermiş kitaba. yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve dilini çok sevdim okumayanlara tavsiyemdir. ayrıca new york'u ve new york sokaklarını çok güzel betimlemiş. bu detay benim gibi new york severleri çok etkileyebilir. sonlara doğru quinn'in bu tarz bir değişim geçireceğini tahmin etmemiştim ve biraz şaşırdım. cam kent new york üçlemesinin ilk kitabıydı. serinin diğer kitaplarını da okuyacağım.
kitaptan alıntılayacağım cümleler ;
"yalnızca kentte değil, kendi içinde de kayboluyordu.ne zaman yürüyüşe çıksa kendini geride bırakıyormuş gibi hissediyordu.
"baudelaire: öyle sanıyordum ki benim mutlu olacağım yer hep bulunmadığım yer olacaktır. yada daha açık söylemek gerekirse: bulunmadığım yer; kendim olduğum yerdir. ya da , iyice dobralaşırsak: dünyanın dışında neresiolursa olsun."