Ümmü Gülsüm

Hevesli akılsız çocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma! Düşün ki; fâni zevkler, sana mânevî elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise; bilâkis mânevî lezzetler ve uhrevi sevaplar veriyor. Sen divane olmazsan, muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin. Zaten lezzetler şükür için verilmiş... Emirdağ lahikası
Alıntı
Nur aşkına, Hak aşkına, dost aşkına ey nur Nurunla ve sırrınla bugün kıl bizi mesrur (Emirdağ Lâhikası - Risale-i Nur)
Alıntı
Dünyanın yüz bahçesi, fâni olmak haysiyetiyle, âhiretin bâki olan bir ağacına mukabil gelemez. Halbuki, hazır lezzete meftun kör hissiyât-ı insaniye, fâni, hazır bir meyveyi, bâki, uhrevî bir bahçeye tercih etmek cihetiyle, nefs-i emmare bu hâlet-i fıtriyeden istifade etmemek için Risale-i Nur şakirtleri ezvak-ı ruhaniyeyi ve keşfiyat-ı mâneviyeyi dünyada aramıyorlar. Emirdağ lahikasi
Alıntı
Çaresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde ceza'a iltica etmemek gerektir. Mektubat
Ceza'a: Hüzünle ağlayıp sızlanmak, dövünmek.·Kitabı okuyor
Alıntı
Ehl-i İslâm, ne vakit dinine tam temessük etmiş ise, o zamana nisbeten terakki etmiş. Ne vakit salâbeti terketmişse, tedenni etmiş. Mektubat
Alıntı