Ali Riza öğretmen başını otobüs camına yasladığında
Hacılar'ı da, verdiği emeği de, çocuklardan aldığı cevapları da unuttu. Aklını dolduran tek şey; nasibinin seni bir gün mutlaka bulduğuydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp
duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor.
Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka âlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor
ve seni buluyor. Ömer'in saati gibi...
Ali Rıza Öğretmen, biliyordu ki, günlerce başka kollarda gezen saat zaten Ömer'indi...