Ha yıl 1943 olmuş, ha 1970, ha 1980 ya da 88!… Değişen bir şey yok. Suçlu sayılanlar hep ilerici, devrimci arayışların insanları. Onları sorgulayan görevliler de önyargılarla yetişmiş hoşgörüsüz kişiler… İnsan şaşırıyor. Abdülhamit döneminden Özal dönemine dek anlayışlar, tutumlar neden bu denli değişmezlik içinde diye…
Kimi insan Japon gülü gibidir.
En zor günleri bekler açmak için, karanlık, soğuk, fırtına, tipi vız gelir. O kişiyi ne kışın geri dönmesi korkutur ne kırağı çalması, ne don tutmasın.
İlhan Selçuk
Matbaa, Batı'da icat edildikten 250 yıl sonra Türkiye'ye girebildi. Fikir özgürlüğü kaç yüzyıl sonra ülkemizi yöntenlerin gümrüğünden geçecek? Ya da halkın bilinci bu gümrüğü ne kadar sürede ortadan kaldırabilecek?