Işıklı caddeler, her cuma akşamından cumartesiye hazırlanan vitrinler, yerlisi ile yabancısı ile "yabancı" olan mallarla dolu dükkanlar, kendilerine bağımlı ve muhtaç insanların karşısında kahkaha atıyor.
Nefisleriyle başbaşa bırakılan, eşya ile arasında açıktan başka bir ilişki kalmayan insan ne yapacak?
Bu noktalara nasıl gelindi ve kim bilir hangi noktalara doğru pervasızca gidiliyor?
Moda ve kibarlığın birbirine bu kadar düşmanca baktığı devirler olmuş mudur? Hiç kimse, "güzellik artık bunlardır" demesin. Zira "o hiçbir zaman değişmemiştir."