Hiçbir köpek bir diğerini bizim koyduğumuz adla tanımaz, eğer tanıyacaksa, onu ayırt eden kokusuyla ve kendini de kendi kokusuyla tanır, biz de burada başka tür birer köpek gibiyiz, birbirimizi havlamamızdan sözlerimiz den tanıyoruz.
Herkes bilir ki, mükemmelliğe giden yol taşlıdır ve erdem bu yolda her zaman engellerle karşılaşır, günahı ve kötülüğü ise şans öylesine destekler ki...
Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve göz yaşlarımızın tuzuna buladık, buda yetmiyormuş gibi , gözlerimizi içimizi gören birer aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkar etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekinecesiz gözler önüne serer hâle geldi.