Nasıl anlamak gerekiyordu bu gözyaşlarını? Yaralı bir ruh hep kanayan yarasına ilişkin gizlerini mi açığa vuruyordu böylece? Yoksa içinde başlayan başarılı insan oluşumunu sürdürememiş olmasına...Çocuk yaşlarından başlayarak, başarısızlıklarla mücadele ede ede zorluklar karşısında yılmayan bir kişilik geliştirememiş olmasına...Erimiş bir çeliğe benzeyen zengin iç güçlerini son suyunu verememiş olduğu için şimdi iradesinin yeterli sertlikten yoksun olmasına... Olağanüstü öğretmeni çok erken öldüğü için bir o yana bir bu yana salınıp duran ve kendi başlarına doğrulayacak güçleri olmayan kararsızlıkları uyandırıp ayaklandıracak, her sınıftan, her katmandan, her ünvandan, her meslekten Rus insanının duymak için yanıp kavruldu o ilahi “ileri !”gürleyişini olanca canlılığı ve gümbür gümbürlüğüyle yükseltecek kimsenin kalmamış olmasına mı gözyaşı döküyordu?
‘Günümüzün yargısı, hor görülen hayattan bir sahne alıp , onu bir sanat incisi durumuna getirmek için derin bir ruha ihtiyaç duyduğunu kabul etmiyor. Çünkü günümüzün yargısı yüksek, çoşkun bir gülmenin yüksek bir duygusal atılımla yan yana durabileceğini, bu çeşit bir gülmeyle maskaraya bir sırıtma arasında bir uçurum olduğunu kabul etmiyor.’
‘...dünyada sayıları çok olan ve ilk bakışta birbirine çok benzeyen ancak iyice bakılınca sezilmesi güç bir çok özellikleri bulunduğu anlaşılan kişiler ... işte bunların portrelerini çizmek güçtür.’