“Kendi kültür mirasımla burada karşılaştım. Hapisteydim, yapacak hiçbir işim yoktu. Kürtçe öyküler anlatılıyor, ağızdan ağza dolaşıyordu. Burada, bize Türkçe olarak ulaşan dünya edebiyatıyla da karşılaştım. İnsan içeri kapatılınca okuyor. Ve acımasızlıkla, korkunç olanla, baskıyla, yalanla, insanı insan olduğuna utandıran her türlü şeyle burda karşılaştım. Tam olarak hatırlamıyorum, ama sanırım Kürtçe yazmaya karar vermem de hapishanede oldu. Ve bunu açık, yakın, dolaysız ve tutkulu bir şekilde yapmam gerektiğini anlıyordum. Aynı zamanda, her şeyden önemlisinin, anlatılacak iyi bir öyküye sahip olmak olduğunu anlamıştım. Eğer bunları bir araya getirebilirsem insanların yüreklerini sızlatabilirdim. Böyle düşünüyordum.”
#Mehmeduzun