Avrupa’ da yaşıyorum. Avrupalı yazar arkadaşlarım yazarken çok mutlu olduklarını söylüyorlar. Benim tam tersi. Ben acı çekerek yazıyorum. Allah kimsenin başına vermesin. Çünkü ben acıdan bir edebiyat yaratmaya çalışıyorum. Ne yazık ki böyle. Umarım acının çok az olduğu şeyleri de yazarım.
#Mehmeduzun
Yasak olan bir dilde, yani yazmaya elverişli olmayan bir dilde, “Kürtçe” yazmaya başladım. Bu durum benim açımdan bir yaşam biçimi olduğu kadar, hayatta kalma biçimi de oldu.
“Bu dilden modern bir roman sanatı yaratma düşü benim çok hoşuma gidiyordu. Hatta bu zorluğun beni cezbettiğini bile söyleyebilirim. Türkçe ya da İsveççe yazsaydım eğer, benden önce yazmış olanların birer kopyası olacaktım. Bu iki dil yerine, son derece bakir, hiç işlenmemiş ve alabildiğine zengin bir sözlü anlatı geleneğine sahip bir mirasın dilini tercih ettim.