Tavuğu çöpe atacak oldum, vazgeçtim, her ne kadar annem gibi seçkinci de olsam sonuçta dar gelirli bir aile çocuğuydum, devlet dairelerinde bile boşa yanan ışıkları söndürürdüm, yenecek bir şeyi çöpe atmam söz konusu olamazdı.
İnsanın insana yapabileceği kötülüğün sınırı yoktu. Ama insan alışıyordu. Çok tuhaf ama insan alışıyordu. Düşünmesi bile ürpertiyor ama öyleydi işte… İnsan nelere alışmıyordu ki zaten? Bir zamanların en korkunç olasılıkları bir gün hayatın bir parçası olabiliyorsa…
Ne iş yaptığı belli olmayanların çok meşhur olduğu 21. yüzyılda, gerçekten iyi bir iş yapıp da gölgede kalabilmek için artık hünerli olmak gerekiyordu.
Söyleyin ey insanlar! Sizce neyi unuttuk biz?
…
Yaradan’ın nezdinde kimsenin üvey kul olmadığını unuttuk. Cennet diye diye, huri diye diye aşkı unuttuk!
…
Yaradan’ı sevmek, onun yarattığı meczubu da, dilenciyi de, günahkârı da sevmekle mümkün olur. Bunu da unuttuk.