Hanife songül

Hanife songül
@Hanisongul
İnsanlardan uzak kalmadan ve kibir denen girdaba kapılamamak için yapıyordu bunu. Lakin tevazu göstermeye de gayret etmiyordu, zira biliyordu ki tevazu göstermeye gayret etmek de bir çeşit kibirdi. Öyle ki tevazuya çalışan kendindeki üstünlüğü bildiğinden böyle ederdi. Hüdâyî artık her şeyi aşmış da bunlara varmıştı. İnce düşünmüyordu da inceyi inceltiyordu.
Sayfa 188 - Nesil yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Bilin ki bu dünya dedikleri bir kuru rüya imiş. Sorsanız ki dün geldim bu âleme derim ben ve bugün göçüp gidiyorum. Bir gün gibi bütün ömrüm... O'na kavuşacağıma şükrediyorum. Lakin yine de eyvahlar çekiyorum içimden. Ne çok gaflet var dünyada, ne çok unutmuşum, ne çok şeyle oyalanmışım da esas bilmem gerekeni unutmuşum. Ölüm bir son değil evlatlarım. Ölüm bir başlangıç... Mesele mahcup gitmemek bu âlemden, O’na mahcup düşmemek...
Sayfa 162 - Nesil yayınları·Kitabı okudu
Bu dünya denen şeyi bizim vaktimizde yaşayanlar sadece ismiyle, cismiyle bilirler. Biz gaflet vaktinde doğan çocuklarız. Gâfiliz yani. Dünyayı bizim için sanırız, hatta bizim sanırız. Oysa dünya dediğin her gelene 'seninim' diyen bir gönül çalana benzer. Sonra terk eder, bırakır onları. Dünya demek eski vakitlerde yaşayan insanların lügatinde sadece dünya demek değildir. Dünya nefs demek, dünya hırs demek, arzu demek dünya, kibir demek, şehvet demek, kin, nefret demek... Yani dünyada yaşamak değil de dünyadan kurtulmak gerek onların zihninde. Oysa bizim için dünya sahip olunacak bir yer. Eski vaktin insanları yaşamayı mecburiyet bilmişler, bizse dünyayı zaruret zannediyoruz. "Hayat denen sadece burasıdır" demiyoruz belki ama öyle yaşıyoruz.
Sayfa 143 - Nesil yayınları·Kitabı okudu
Onlar kınayacak diye sen yaptığın şeyden eminsen eğer ve rahatsa vicdanın neden vazgeçeceksin.
Sayfa 104 - Nesil yayınları·Kitabı okudu
Ben Eskici Mehmed Dede. Bir hercai idim evvel vakitte. Bilmez, bilinmezdim; görmez ve görünmezdim. Harabelerde bir harabat ehliydim. Nefsinin pençesine düşmüş bir mücrim, kendine zulmeden bir mazlum idim. Ama ne vakit ki gördüm onu, o vakit harabeler gülistan oldu; ne vakit gördüm, dinledim onu, o vakit cehennem cennete evrildi ve o eski Mehmed'in nefsinin putları bir bir devrildi. Gördüğüm Üftâde Hazretleri idi.
Sayfa 64 - Nesil yayınları·Kitabı okudu
Reklam