Cümle denen o kırılgan bina, taşıyıcı kirişlerini sükuttan alır. Boşluğu doğru ayarlanmamış bir söz, ilk sarsıntıda çöker. Bu yüzden sükûtu kararında ayarlayabilmek biraz mimarlık hüneridir. Bir cümlenin ağırlığı, içindeki kelimeler kadar; öncesindeki duraksama ile de belirlenir. Düşünülmeden kurulan söz, bir itiraza muhatap olduğunda yıkılır. Sustuktan sonra söylenen söz ise çok daha sağlam durur; çünkü arkasında bir “süzgeçten geçiş” vardır.
Yazımın devamı için tıklayınız, ayrıca substack hesabımı takip ederseniz beni mutlu edersiniz.
substack.com/@ruhundipnotlar...