Harabi

“Gündüzler, çalışmak İçindir,” dedi. “Gündüz erkek­tir. Geceyse eğlence içindir. Gece kadındır. Birbirine ka­rıştırmayalım!”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Garibine mi gitti patron? Dinle de, insanın ne anla­şılmaz şey olduğunu gör. İnanır mısın, kendim bile saçla­rımın siyah olduğuna inandım artık. Senin anlayacağın, insan işine gelmeyeni unutur. Vallahi gücüm arttı. Bunu Lola da anladı. Şu belimde bir ağrı vardı, hatırlıyor mu­sun; o bile geçti! İnanmıyorsun; bunlar senin kâğıdarda yazılı değildir elbet...”
Kadın, zayıf, narin yaratıktır, sana kaç kere söyleyeceğim? İnce camdan bir vazodur kadın. Büyük dikkat ister patron!”
Sayfa 206·Kitabı okudu
Denize vardım; kıyıdan kıyıdan aceleyle yürüyor­dum. Deniz kıyısında yalnız başına yürümek güçtür; her dalga ve gökteki her kuş bağırıp insana borcunu hatırlatır. Başkalarıyla yürürken güler, konuşur, tartışırsın; gürültü olur, dalgalarla kuşların ne dediğini duymazsın; belki de o zaman hiçbir şey söylemiyorlardır. Sizin bir söz kalabalığının içinden geçmekte olduğunuzu görüp, susarlar. Çakılların üzerine uzanıp gözlerimi yumdum. Aca­ba hayat nedir, diye düşünüyordum ve onunla deniz, bu­lutlar, kokular arasında ne gibi gizli bir ilgi vardır? Sanki o da, deniz; bulut ve kokuymuş gibi...
İnnsanın kafasında büyük örnekler canlanır; hiç oldu­ğunu, hayatının küçük sevinçler, büyük değersiz konuş­malar içinde geçtiğini açıkça görür. “Ayıp! Ayıp!” diye bağırır, dudaklarını kanatır.