Pervasızım çünkü insanım. Allah beni de herkes gibi beşer olarak ve insan kıyafetinde bir erkek ve bir dişiden yarattı. Binaenaleyh kılığım, kıyafetim pervasızlık, uzlaşmazlık, cüretkârlık izhar ediyor. Herkes gibi benim de mayamda isyan var. İnsanlık ailesine mensup bizleri âlemşümul ulviyet ile mahallî süflilik arasındaki ünsiyet var kıldı. İnsanlık sebebiyle bünyemizin zıtlıkları müşahedeye müsait oluşunu dile getirmemiz noksan olur. Zıtlıklar bizatihi bizim bünyemizdir. Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar diye sormadan edemeyiz. Cevabını bulabileceğimiz, bulduğumuzu sandığımız, bulmamızın imkânsızlığını gördüğümüz sualler zihnimizde savrulacak. Paradoksu hissetmeden yaşamamız mümkün değil. Geçip giden ömür boyunca paradokslara müracaat yoluyla ele geçirmek istediğimiz bir şeyler mi var? Evet, var. Elimize ne geçtiğini fark etmemiz için ortaya paradoksların ne sebeple çıktığına akıl erdirmemiz lâzım. İnsanın sadece talim terbiyeye müsait ve muhtaç bir mahlûk olduğunu değil, aynı zamanda insanın talim ve terbiyeye icbar edilmediği şartlarda azıp sapacağını anlamamız için paradokslarla bir yerlere gidiyor, gittiğimiz her yere mutlaka götürüyoruz paradoksları. Paradokslar bize hududu aşanların başına gelecekleri hikâye ediyor.
| İsmet Özel, Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir, Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı, syf: 21.