Harputlu

Zaman ve mekân bize insanlığa şahitlik edebilmemiz üzere verilmiştir. Şahitlik şuur ister, bilinç ister. Gözleme aldığımız vukuatın hep intiba seviyesinde kalması bilinç noksanlığı sebebiyledir. Düşünme macerası dediğimiz şeyin tamamı edindiğimiz ilk intibaın eleştirisiyle seyredecektir. | İsmet Özel, Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir, Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı, syf: 47.
Sayfa 47 - Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Türk topraklarının kapitalizm tasallutundan arındığı günler olacaktır. Bilmelidir ki, Allah'tan ümit kesmek de, Allah'tan emin olmak da küfürdür. İnsan hayrından emin olmadığı hiçbir şeye tevessül etmemelidir. Zira hiçbir şey biraz helâl, biraz haram değildir. Bir şeyin vukuu bir başka şeyin meydana gelmesine mâni teşkil eder. İsa'yı gücendirdiysen Muhammet'e yaranma ihtimalin hiç yoktur. | İsmet Özel, Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir, Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı, syf: 40.
Sayfa 40 - Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı·Kitabı okuyor
Dünyada biz insanlar Hölderlin'in de dediği gibi şairane ikamet ederiz. Bebeklik çağlarımızdan elden ayaktan düşmüş ihtiyarlığımıza kadar her türlü yaşayış müsameremiz kaderimizle olan atışmamızı aksettirir. Ömrümüz diyalektik bir manzara arz eder. | İsmet Özel, Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir, Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı, syf: 39.
Sayfa 39 - Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı·Kitabı okuyor
GÖRDÜĞÜ ELİFİ MERTEK SANMAKTAN AMERİKAYI YENİDEN KEŞFE Kendimizi ne sanıyoruz? Alimlerden biri miyiz; yoksa cahillerden biri mi? Bu iki suale cevap yetiştirmenin ne kertede müşkül olduğu çağlardan beri malûmumuzdur. Zorluğu yenmenin elimizde olduğu zannına kapılarak yakınlığımızın âlimlere mi, cahillere mi olduğuna bakarız. Baktığımız sırada nicedir halimiz? Şöyle bir göz atmakla mı yetiniriz; yoksa sağlam bir bakışa ulaşma peşinde miyizdir? İkincisiyse ve biz sağlam bir bakış sahibi olmak istiyorsak fark ettiğimiz şey bakışımızın sağlamlığına delilin fikir namusu sahasında bulunduğudur. Zira fikren namuslu kişiden başka sağlam bakış sahibi yoktur. Fikir namusunun gerçekliğine bir ölçü getirilebilinir mi? Evet, getirilebilinir. Bir mesuliyet yüklenmedi isek fikren namuslu olmamızın da imkânı yoktur. Mesuliyetsiz namussuzlar çağlar boyunca ciddiyet gösterişi yaparak bizi aldatmak istemiştir. Bunlar şehir muhasara altındayken aralarında ettikleri münakaşayı meleklerin cinsiyetine hasredenler taifesi, fikir namusu-na uzak düşenler zümresidir. Sözü meleklerin cinsiyetine değil de Kartacalı kadınlara ve/veya başını örten kızlara getirenler ise bir şeye işaret eder. Neye? İşaret edilen şey cehaletin mahiyetidir. İnsanlık bu güne kadar iki cehalet-ten haberdar edildi: İlk haberdar olduğumuz kâfirlerin neye cehalet dedikleridir. Kâfirler yan çizme becerisine bilgi diyor. Kaçış yönünü modern zamanlarda XVIII. yüzyıl Avrupa'sının belirlediği kaçış kendisinden kaçılan şeyin cehalet olduğunu beyan etti. Kurtuluşu kaçmak-ta bulan zevat arkasında bir "Karanlık Çağ" bıraktığını söylüyordu. Onların peşinden karanlığın kovaladığı efsanesini yine onları aydınlığın kucaklayışı beklentisi hitama erdiriyordu. Efsaneye Batı Medeniyeti adı kondu. İnsanlığın haberdar olduğu cehaletin
Sayfa 31 - Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı·Kitabı okuyor
Pervasızım çünkü insanım. Allah beni de herkes gibi beşer olarak ve insan kıyafetinde bir erkek ve bir dişiden yarattı. Binaenaleyh kılığım, kıyafetim pervasızlık, uzlaşmazlık, cüretkârlık izhar ediyor. Herkes gibi benim de mayamda isyan var. İnsanlık ailesine mensup bizleri âlemşümul ulviyet ile mahallî süflilik arasındaki ünsiyet var kıldı. İnsanlık sebebiyle bünyemizin zıtlıkları müşahedeye müsait oluşunu dile getirmemiz noksan olur. Zıtlıklar bizatihi bizim bünyemizdir. Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar diye sormadan edemeyiz. Cevabını bulabileceğimiz, bulduğumuzu sandığımız, bulmamızın imkânsızlığını gördüğümüz sualler zihnimizde savrulacak. Paradoksu hissetmeden yaşamamız mümkün değil. Geçip giden ömür boyunca paradokslara müracaat yoluyla ele geçirmek istediğimiz bir şeyler mi var? Evet, var. Elimize ne geçtiğini fark etmemiz için ortaya paradoksların ne sebeple çıktığına akıl erdirmemiz lâzım. İnsanın sadece talim terbiyeye müsait ve muhtaç bir mahlûk olduğunu değil, aynı zamanda insanın talim ve terbiyeye icbar edilmediği şartlarda azıp sapacağını anlamamız için paradokslarla bir yerlere gidiyor, gittiğimiz her yere mutlaka götürüyoruz paradoksları. Paradokslar bize hududu aşanların başına gelecekleri hikâye ediyor. | İsmet Özel, Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir, Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı, syf: 21.
Sayfa 21 - Tiyo Kitap, Haziran 2022 5. Baskı·Kitabı okuyor