"Ah şu kibirli takımı! Konuşmaya başlayınca, nasıl da her fırsatta nasihat ederler, nasıl da atıp tutarlar! Eğer durumun tüm kötülüğüyle kafama nasıl dank ettiğini bir bilseler, bütün o ukala tavırlarını bırakırlardı."
"Belki de kazanmaya mecburdunuz. Tıpkı boğulan bir adamın, küçük bir dala tutunması gibi... Fakat şunu lütfen kabul edin ki, boğazınıza kadar suya gömülmeseydiniz ağaç kütüğü diye bir dal parçasına sarılmazdınız."
"Sevgili dağlar! Benim güzel gölüm! Yolcunuzu nasıl karşılıyorsunuz? Zirveleriniz açık; gökyüzü ve göl, mavi ve berrak. Bu bir huzur habercisi mi, yoksa mutsuzluğumla edilen bir alay mı?"
Sayfa 93 - ithaki yayınları / Victor Frankestain·Kitabı okudu
Yalnız bir yolda yürüyen kişi gibi
korku ve dehşet içinde,
bir kez ardına baktıktan sonra da yürüyor,
ve başını çevirmiyor bir daha;
biliyor çünkü, korkunç bir düşman
hemen ardından yaklaşıyor.
Sayfa 76 - ithaki yayınları / Yaşlı Denizci·Kitabı okudu