Rüzgar pencereye vurur, lamba yanarken ateşin başına oturup bir kitap açmaktan tatlı ne ola bilir ki?
İnsan bir şey düşünmez, saatler akıp geçer, hiç kımıldamaksızın görür gibi olduğunuz ülkelerde dolaşırsınız ; düşünceniz hayalle sarmaş dolaş olarak ayrıntılar içinde oynar, yahut serüvenlerin çevresini izler, şahıslara karışır; onların elbiseleri altında kendi kalbiniz çarpıyor sanırsınız.