Harun Küsmüş

Harun Küsmüş
@Harunksm
instagram.com/edebi.notlarrr?... #felsefe #psikoloji #edebiyat
Uluslararası ilişkiler
Gaziantep
Gaziantep, 20 Nisan 1990
118 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
YANINA VARDIĞIM AN
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Derdim Bilir Kendini
Derdim dedim, kendini bilir Derim ki o zaman, bende seni bilirim Sen en güzel iklimine denk geliyorsun hayatın, Çiçekler koynunda tomurcuklanır O zaman; Yağmur yanaklarından damlar Belki de; Çorak kalmış toprak Ancak; Senin nefesinle canlanır. Çok bekledim; Yürü sende öyleyse çöle dönmüş içimdeki Dağları, ovaları, çölleri Değsin ayakların her yere Beklerim; İçinden bölünüp payıma düşecek Bir lütufa denk gelen Ayvaları, narları.. Ellerinle şefkate erişen İşte hayat bu derken Sevdikçe sevilen, Ve yaşamın kaynağına inerken Loş bir karanlık gözlerinde Ve ışığınla ruha dolan, Artık bütün teselliler yerli yerinde Artık sevgilerle, artık bile bile. Özgürce ve kendiliğinden.. -Harun
-Işık ve Körlük
Hiç aydınlığa denk düşmemiş gözler gördüm, Teraziyi bilmemiş vicdanlar tanıdım Oysa ben, Peynir tenekesine gül diken. Evinin balkonundan havaya misk dağılan Kadınların ellerinden kokladım hayatı, Hiç mi anlamadı şimdi ki hayat beni, Ben bu çağın mahkumu, Bu çağın vazgeçeni oldum, Yeniden dünyaya gelsem şimdi; Aşkın ve sevginin mefhumunda Ve çocukluğumun sokaklarında Yine izlerini takip etmek isterdim senin, Gölgenle beraber.. -Harun
Her şey zihnimde birer imge olarak durdu… Bağdaştıramıyorum, susuyor kelimeler. Düşlerim inat halinde. Zihnimde oradan oraya süzülen cümleler kendini inkar eder gibi; bir donukluk halinde aheste. Şaşırmamak isterken bir tür karmaşanın içerinde buluyorum kendimi. İnancım bile direncini yitiriyor. Yeri gelince bağırıp çağırma halini alan bilincim. Durulmuş bir su birikintisi gibi; ona yansıyan suretim bana bakıyor ve sus diyor. Sus ve dön kendi kendine. Nasıl olsa sesine karşılık bir ses gelmeyecek betondan saik duvarlardan… -Harun
Bir insanı çıldırtan onun kendisi ile her saniye ve dakika sürekli olarak karşılaşmasından kaynaklanır. Çünkü o diğerlerinde sürekli kendinde bulduğu eksikleri görür, sezer ve anlar. Bu onu öyle bir noktaya sürükler ki o insan artık bu durumun boğuculuğundan kurtulamaz ve ancak çareyi çıldırmakta bulur… Çıldırmamak için ise; Anlamak kalır tek yol olarak; bir insan kendinde bulduğu eksikleri anlayarak ancak diğer insanlarda gördüğü, sezdiği ve anladığı eksiklikleri kendi kafasının içinde dönüştürür yani tolere edebilir.. -Harun