Bu eseri okuduktan sonra insanda şu intiba uyanmaktadır. Uzun müddet mutlak monarşi kudretine boyun eğmiş bir millet demokratik hürriyetlerden ancak uzun bir olgunlaşma devresi geçtikten sonra istifade etmeye ehliyet kazanır.
O halde Menderes’in uğradığı tahammül edilmez kader hatırlanırsa Türkiye’de bu olgunlaşma devresinin uzak olduğu anlaşılmaktadır.
Schouters. D.E.A
Barış içinde yaşamayı isteyen cesur, çalışkan, zeki ve kök bakımından iyi olan bu halkın yarısından çoğunun özellikle köydekilerin alın yazısı bilgisizliktir.
G. Clemenceau Büyük Fransız ihtilali için şöyle diyor:
“büyük ihtilalin sinesinde, bütün sosyal reformları ve ahlaki umdeleri toplayan hürriyet, müsavat ve kardeşliğin hülasası, daha küçük ve tek bir formüle irca olunabilir: Adalet.”
“ Bu tek kelime, kendi nefsinde, filozofların düşüncelerini, şairlerin hülyalarını, milletlerin gayretlerini, şehitlerin kahramanlıklarını, mazlumların asırlık feryatlarını, insanlık öncülerinin beyannamelerini, politikacıların yapmak istedikleri anayasaları ve dünyayı gerçek gözle görenlerin ümitlerini ifade eder.”
Modern hukukta, devlet ile hükümet ve iktidar birbirlerinden tamamen ayrılır. Devlet deyince, bundan millet, vatan ve hakimiyet unsurlarından mürekkep bir mefhum göz önüne gelir. Hükümet ve iktidar deyince de, bundan sadece devletin hakimiyet unsurunu icra edip kullanan bir organ anlaşılır.